Fake It Until You Make It Ne Demek? İşe Yarar mı?

“Fake it until you make it”, Türkçede “Olana kadar öyleymiş gibi davran” anlamında kullanılan bir sözdür. Henüz sahip olmadığın bir rahatlığı veya beceriyi, o beceriye sahip insanların davranışlarını örnek alarak geliştirmeyi anlatır.

Oyun konusunda da sık karşına çıkar. Kadınlarla rahat konuşan bir erkeğin davranışlarını gözlemler, kendinde eksik gördüğün tarafları uygulamaya çalışırsın.

Ancak burada önemli bir ayrım var: Bir davranışı öğrenmek için çalışmakla, sahip olmadığın hayatı varmış gibi anlatmak aynı şey değildir.

Bu ayrımı yapmazsan gelişmek yerine sahte bir imajı taşımakla uğraşırsın.

Fake It Until You Make It Ne Demek? İşe Yarar mı?

Olana kadar öyleymiş gibi davranmak nasıl işler?

Henüz rahat hissetmediğin bir davranışı yapmaya başlayabilirsin. Bunun için önce bütün çekingenliğinin geçmesini beklemen gerekmez.

Konuşurken sesin çok kısılıyorsa daha anlaşılır konuşmayı denersin. Sürekli yere bakıyorsan karşındaki insanla göz teması kurmaya çalışırsın. Her kararını başkasına bırakıyorsan küçük bir plan önermeyi öğrenirsin.

Başlangıçta bunlar sana yabancı gelebilir. Çünkü alıştığın davranışların dışına çıkıyorsun.

Her yeni davranışın ilk günden doğal hissettirmesi gerekmez. Pratik yaptıkça neyin sana uyduğunu, hangi noktada abarttığını ve neyi geliştirmen gerektiğini görürsün.

Fakat yalnızca dışarıdan nasıl göründüğünle ilgilenirsen işin yarısını yapmış olursun.

Biçimi kopyalamakla yetinme

Rahat bir adamın yavaş konuştuğunu görüp bütün cümlelerini ağır çekime alabilirsin. Ama o adam yalnızca yavaş konuşmuyor. Ne söylediğini biliyor, karşısındakini dinliyor ve her sessizliği tehlike olarak görmüyor.

Sen yalnızca konuşma hızını kopyalarsan aynı iletişimi kurmuş olmazsın.

Benzer şekilde birinin dik duruşunu, kıyafetini veya esprisini örnek alabilirsin. Ancak o davranışın hangi ortamda işe yaradığını anlaman gerekir.

Beden dili, ses tonu ve göz teması üzerine çalışırken amaç bir karakterin bütün hareketlerini taklit etmek değildir. Kendi iletişimini daha rahat ve anlaşılır hale getirmektir.

Bolluk mentalitesi örneği

Bu yaklaşımın en çok kullanıldığı alanlardan biri bolluk mentalitesidir.

Hayatında çok fazla kadın olmayabilir. Yine de konuştuğun tek kadını kaybetmemek için bütün planlarını iptal etmek zorunda değilsin. Bir mesaj geciktiğinde peş peşe yazmayabilir, karşılık görmediğinde aynı yerde beklemeyebilirsin.

Bunları yapabilmek için gerçekten on kadınla konuşman gerekmiyor. Kendi hayatını sürdürebilmen gerekiyor.

Ama “Başka kadınlarla görüşüyorum” diye yalan söylersen başka bir işe girişmiş olursun. Artık davranış öğrenmiyor, bir hikayeyi ayakta tutmaya çalışıyorsun.

Bolluk mentalitesi sana seçeneklerini geliştirebileceğini hatırlatabilir. Seçeneklerin kendiliğinden oluşacağını garanti etmez. Sosyal hayatına katılman, insanlarla konuşman ve deneyim kazanman gerekir.

Sahte imajın sınırı nerede?

Kendini olduğundan farklı tanıtmak, daha sonra koruman gereken beklentiler yaratır.

Bilmediğin bir konuda uzmanmış gibi konuşursan sorular geldiğinde zorlanırsın. Yaşamadığın deneyimleri anlatırsan ayrıntıları hatırlamak zorunda kalırsın. Sürekli çok meşgul görünmeye çalışırsan gerçekten görüşmek istediğin biriyle bile gereksiz oyunlar oynarsın.

Bir süre sonra karşındaki insanla tanışmaktan çok, onun senin hakkında ne düşündüğünü yönetmeye uğraşırsın.

Üstelik dışarıdan aldığın olumlu tepki de eksik kalır. İnsanların seni mi, anlattığın karakteri mi beğendiğini düşünürsün.

Bu yüzden kısa vadeli bir izlenimi, gerçek gelişimin yerine koyma.

Özgüvenli hissetmeden nasıl adım atacaksın?

Başlangıçta yapabildiğin şeyi seç. Her ortamın en rahat adamı olmaya çalışma.

Bir konuşma başlat. Fikrini söyle. Bir buluşma öner. Bilmediğin yerde “Bilmiyorum” de. Olumsuz cevap aldığında bunu taşıyabildiğini gör.

Burada özgüvenli davranmak, sonucu kesin bildiğini iddia etmek değildir. Sonucu bilmeden de bir şey yapabilmektir.

Örneğin tanışmak istediğin kadının seni beğeneceğinden emin değilsin. Yine de uygun ortamda konuşmayı başlatabilirsin. Bunun için kendine “Bana kesin aşık olacak” hikayesi anlatman şart değil.

İlk denemen kötü geçebilir. Ne olduğunu değerlendirir, sonraki denemede bir şeyi değiştirirsin. Gerçek deneyim böyle birikir.

Taklit ettiğin davranışın altını doldur

İyi giyinmeye başladıysan kendi tarzını öğren. Rahat konuşmak istiyorsan gerçekten insanlarla konuş. Bir konuda bilgili görünmek istiyorsan o konuyu çalış.

Sürekli “Değerli bir erkek nasıl görünür?” sorusunda kalma. Hayatında hangi becerilerin, alışkanlıkların ve sorumlulukların bulunduğuna da bak.

Yüksek değerli erkek olmak konusundaki asıl emek burada başlar. Dışarıya verdiğin görüntünün arkasında yaşadığın bir hayat olsun.

“Fake it until you make it” başlangıçta çekindiğin bir davranışı denemene yardımcı olabilir. Ancak yıllarca aynı maskeyi taşımak gelişmek değildir.

İşe yarayan davranışı öğren, dene ve kendine uygun hale getir. Eksik olduğun yerde çalış. Sahip olmadığın özellikleri anlatmak için harcayacağın emeği, onları gerçekten geliştirmeye ayır.

Satıştaki ürünler


3 thoughts on “Fake It Until You Make It Ne Demek? İşe Yarar mı?”

  1. bu doğru ama ezik bir düşünce

    değerli erkek olmak varken neden ezik olup değerliymiş gibi davransınki erkekler

    bunun yerine değerli erkek olmalılar

    zaten erkek değerliyse oyuna gerek azalır

    evet işe yarıyor ama doğru çözüm değerli erkek olmak

    zaten buda sitede oldukça anlatılıyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×
Secret Link