Kadınla Konuşma Başlatmak: Direkt ve Dolaylı Yaklaşım

Bir kadını beğendin ve konuşmak istiyorsun. Doğrudan tanışmak istediğini mi söylemelisin, yoksa önce bulunduğun ortam üzerinden bir sohbet mi açmalısın?

Oyun topluluklarında bu konu direkt ve dolaylı yaklaşım olarak tartışılır. Bir taraf ilgini baştan göstermeni savunur. Diğer taraf önce sohbet oluşturmanı, karakterinin görünmesine zaman tanımanı önerir.

İkisinin de kullanılabileceği durumlar var. Sorun, bir yöntemi öğrenip her karşılaşmaya aynı şekilde uygulamaya çalışmak.

Benim yeni başlayan erkeğe tavsiyem, ilgisini ifade edebilmekten kaçmamasıdır. Fakat bu, her ortamda ilk cümlenin bir iltifat olması gerektiği anlamına gelmez. Ne yaptığını ve neden yaptığını anlayacaksın.

Kadınla Konuşma Başlatmak: Direkt ve Dolaylı Yaklaşım

Direkt yaklaşım nedir?

Direkt yaklaşım, tanışma isteğinin veya kişisel ilgisinin başlangıçta anlaşılır olmasıdır.

“Selam, tarzın dikkatimi çekti. Tanışmak istedim, ben Emre.”

Burada neden konuşmaya geldiğin belli. Adres soruyormuş gibi davranmıyorsun, arkadaşının merak ettiği hayali bir konuyu anlatmıyorsun.

Direkt olmak için aşırı cinsel konuşmana, büyük bir iltifat yapmana veya kadını daha tanımadan ne kadar özel olduğunu anlatmana gerek yok.

Sadece ilgini sahipleniyorsun. Beğendin, konuşmak istedin ve bunu söyledin.

Bu tavırla muhtaçlık arasında önemli bir fark var. İlgi göstermek bir istek ifade etmektir. Muhtaçlık ise bu isteğin mutlaka karşılanmasına ihtiyaç duymak, karşılık gelmediğinde kendinden vazgeçmektir.

Direkt yaklaşımın avantajları

En önemli avantajı niyetini anlaşılır hale getirmesidir. Karşı taraf neden konuştuğunu tahmin etmek zorunda kalmaz.

Özellikle sürekli arkadaş gibi davranıp ilgisini aylarca saklayan erkek için bu iyi bir çalışma alanıdır. Hoşlandığını söylemenin utanılacak bir şey olmadığını görürsün.

Bir diğer avantajı, uzun bahanelere ihtiyaç bırakmamasıdır. Ortak bir konunuzun bulunmadığı uygun bir karşılaşmada, tanışmak istediğini söylemek yeterli bir başlangıç olabilir.

Ayrıca kendini olduğundan farklı göstermeye daha az ihtiyaç duyabilirsin. Bir hikaye uydurmak veya ilgisiz rolü oynamak yerine kendi niyetinle oradasındır.

Ama bunların hiçbiri karşı tarafın senden hoşlanacağını garanti etmez. Açık olmak, belirsizliği azaltır; sonucu kontrol etmeni sağlamaz.

Direkt yaklaşımın dezavantajları

Karşındaki kadın seni henüz tanımıyor. İlk anda görünüşüne, konuşmana, bulunduğu duruma ve kendi isteğine göre tepki verecek.

Konuşmak istemeyebilir. Hayatında biri olabilir. O an tanışmaya açık olmayabilir. Seninle arasında bir çekim hissetmeyebilir.

Bu yüzden direkt yaklaşımda olumsuz cevabı daha erken duyabilirsin. Bunu kaldıramıyorsan yöntemi değiştirmeden önce reddedilmeye verdiğin anlam üzerinde çalışman gerekir.

Diğer hata, direkt olmakla yoğun olmak arasındaki farkı kaçırmak.

“Seni gördüm, tanışmak istedim” demekle daha ilk dakikada kadının güzelliğini uzun uzun anlatmak aynı şey değil. Henüz tanımadığın birini gözünde büyütüp ona bütün beklentini yükleme.

İlgini söyle ve konuşmaya geç. İlk iltifatın etrafında dönüp durma.

Dolaylı yaklaşım nedir?

Dolaylı yaklaşımda konuşma, romantik ilgini açıkça söylemeden başlar. Ortam, ortak bir deneyim veya gerçekten merak ettiğin bir konu üzerinden iletişim kurarsın.

Bir etkinlikte:

“Konuşmacının son söylediği sana mantıklı geldi mi?”

Arkadaş grubunda:

“Siz nereden tanışıyorsunuz?”

Bir kursta:

“Bu hareketi ilk denemede yapan var mı, yoksa herkes benim gibi mi başladı?”

Bunlar tek başına flört cümleleri değil. Sohbete giriş yolları.

Dolaylı yaklaşımın işe yarayan tarafı, birbirinizi konuşmanın içinde tanımanıza alan açmasıdır. Sürekli ilgisiz görünmek veya karşı tarafı küçümsemek zorunda değilsin.

Bir kadını beğenmiş olman, onunla ilk cümleden itibaren yalnızca bu konu üzerinden konuşmanı gerektirmez.

Dolaylı yaklaşımın avantajları

Ortak bir ortamdaysanız konuşmak için zaten doğal bir sebebiniz bulunabilir. Bunu kullanabilirsin.

Karakterin, mizahın ve düşüncelerin sohbet içinde görünür olur. Sen de karşındaki kadını yalnızca dış görünüşüyle değerlendirmekten çıkarsın. Konuştukça gerçekten hoşlanıp hoşlanmadığını anlarsın.

Grup ortamlarında da herkese katılarak başlayan bir sohbet daha rahat ilerleyebilir. Bir arkadaş buluşmasına girip tek bir kişiye odaklanmak yerine ortamın parçası olursun.

Fakat bunu “Sosyal ortamda direkt ilgi gösterilmez” diye kesin bir kurala çevirme. Sohbet ilerledikten sonra birinden hoşlandığını belli etmen veya baş başa görüşmeyi önermen gayet anlaşılırdır.

Ortamı okumak, niyetini sonsuza kadar saklamak değildir.

Dolaylı yaklaşımın dezavantajları

En büyük tehlike, dolaylı yaklaşımı cesaretsizliğin arkasına saklandığı bir yönteme çevirmektir.

Konuşuyorsun ama ilgini hiç göstermiyorsun. Buluşmak istiyorsun ama teklif etmiyorsun. Karşı tarafın bütün riski alıp sana yaklaşmasını bekliyorsun.

Sonra aylar geçince “Beni neden arkadaş olarak görüyor?” diye soruyorsun.

Baştan arkadaşça konuşmak seni otomatik olarak arkadaş konumuna kilitlemez. Fakat sürekli arkadaş gibi davranıp karşı tarafın gizli niyetini anlamasını beklemek belirsizliği uzatır.

Bir diğer hata, konuşmayı başlatmak için yalan üretmek. Aslında ihtiyacın olmayan bir konuda yardım istiyor, olmayan bir arkadaşından bahsediyor veya sahte bir problem anlatıyorsan gereksiz bir rol kuruyorsun.

Bulunduğun ortam sana konuşacak hiçbir şey sunmuyorsa direkt bir tanışma cümlesi daha anlaşılır olabilir.

Hangi durumda hangisini seçmelisin?

Kısa bir karşılaşmada, uygun bir anda doğrudan tanışmak istediğini söyleyebilirsin. Ortak bir etkinlikte ise önce yaşadığınız deneyim hakkında konuşabilirsin.

İkisini aynı iletişim içinde kullanman da mümkün.

Örneğin etkinlik üzerine konuşmaya başladınız. Sohbet karşılıklı ilerledi, birbirinizi merak ettiniz. Ardından şöyle diyebilirsin:

“Seninle konuşmak hoşuma gitti. Bir ara baş başa kahve içelim.”

Dolaylı başladın diye sonuna kadar niyetini gizlemek zorunda değilsin.

Direkt başladıysan da bütün sohbeti iltifatlarla sürdürmen gerekmez. Tanıştıktan sonra karşındaki insanı merak eder, normal biçimde konuşursun.

Yöntemler arasında geçiş yapmak bir çelişki değil. İletişimin gelişmesine uyum sağlamaktır.

Yeni başlayan erkek neye odaklanmalı?

İlgisini göstermeye çekinen bir erkeğe direkt yaklaşımı çalışmasını önermemin sebebi, daha fazla kadını etkileme garantisi değil. Kendi isteğini anlaşılır biçimde ifade etmeyi öğrenmesidir.

Fakat insanlarla konuşmakta zorlanıyorsan günlük sosyal iletişimini de geliştireceksin. Sadece bir açılış cümlesini ezberlemek, sohbetin devamını çözmez.

Konuşmayı başlat, cevabı dinle ve kendinden bir şey paylaş. Karşı tarafın da katılıp katılmadığını gör. Buluşmak istiyorsan uygun bir anda teklif et.

İlgini saklamadan konuşabilmek kadar, karşılık gelmediğinde bunu kabul edebilmek de önemli.

Direkt yaklaşım seni otomatik olarak güçlü yapmaz. Dolaylı yaklaşım da otomatik olarak çekici yapmaz. İkisini de kendini ispatlamak için kullanırsan yine aynı noktaya gelirsin.

Önce ne istediğini bil. Sonra bulunduğun duruma uygun biçimde konuş. Karşındaki kadının cevabını, kafandaki yöntemi doğrulamak için değil, aranızda gerçekten ne olduğunu anlamak için dinle.

En çok satan ürünler


3 thoughts on “Kadınla Konuşma Başlatmak: Direkt ve Dolaylı Yaklaşım”

  1. Onay bağımlılığından nasıl kurtulabiliriz. Genel olarak şöyle bi mantık var, eğer dışardan onay geliyorsa ha tamam çekiciyim kızları tavlayabilirim ama onay gelmesse bi problem var demektir. Bu mantıktan nasıl sıyrılabilirim çünkü fırsatlarımın önünü kapatabiliyor bu durum ve dışarıya bağlı olduğum için kötü hissediyorum.

  2. Romeo bey bu harika yazılarınız için teşekkürler.

    Benim sormak istediğim kızların bir baktığında tekrar birkaç kez baktığı birinin bu işte bir avantajı var mıdır?

    Kızlarla göz göze gelmeden onların güzel olup olmadığını göremediğimizde ne yapacağız gün içinde kesiştiğimiz kızlarla gidip tanışmada gene dediklerinizi mi uygulayacağız?

    Teşekkürler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×
Secret Link