Korkak Olmaktan Vazgeç

Korkak Olmaktan Vazgeç

Merhaba sevgili Yaşamın Pratik Gücü takipçileri bu makalemde sizlere korkak olmaktan vazgeç konusunu tüm detaylarıyla anlatacağım. Çoğu erkek ciddi bir korku ve endişe içinde yaşıyor bu açıdan cesaretini kaybetmiş çok fazla erkek var. Bu durumun nedenleri ve çözümleriyle konuya kapsamlı bir bakış atarak doğru mentaliteye odaklanacağız.

Korkak Olmaktan Vazgeç

Çoğu Erkek Çok Korkak

Erkekliğe ve erkekler üzerinden inşa edilen çoğu ideolojiye rağmen çoğu erkeğin aslında çok korkak olduğunu fark edersiniz. Bu durum ise genelde şaşırtıcı değildir çünkü toplumları korku yönetir. Cesaret ise toplumun kahraman ideolojisinde yatar ama gerçek hayatta cesaret cezalandırılır. Çoğu erkek korkak şekilde büyütülür yani bir savaşçıdan ziyade kontrol edilen ve korkan bir köle olarak yetiştiriliyorsunuz. Bunun nedeni ise toplum tarafından kontrol edilmek için korkak hale getirilmenizdir. Korkan adam kolay itaat eder ve kontrol edilir. Korkmayan adam ise tehlikelidir çünkü korkmayan adam itaat etmez ve kontrol edilemez. O yüzden sistem her zaman cesareti törpüleyerek erkekleri korkak haline getirir.

Çoğu erkeğin korkak olduğunu günlük hayatın içinde çokça görebilirsiniz. Kendini savunmaktan, ifade etmekten, risk almaktan, kendini göstermekten, hayatta ilerlemekten ve gelişmekten korkarlar. Bilmedikleri her şeyden korkar ve kendi konfor alanında sıkışırlar. Bu durumda hayatlarına hep korku ve endişe hükmeder. Korku ise bir erkeği köleleştirir hayatı fethetmek yerine kendini korumaya alırsın. Dışarıya kapanırsın çünkü dış dünya bilinmezdir ve senin için tehlikeler ve riskler doğurur. Bu açıdan da korku gittikçe büyür ilginç bir nokta korkuyu yenmedikçe korkunun iyice artmasıdır yani bir noktadan sonra korkuyla baş edemezsiniz. Cesaret yani bir şeyi yapabilmeye cüret edebilmekte böyledir bir şeyi yaparsın ve sonucunda korktuğun şey olmazsa veya olsa da kafanda büyüttüğün kadar bir şey yoksa cesaretin artar.

Toplum Erkeğin Korkak Olmasını İstiyor

Toplum temel olarak erkeklerin fazla cesur olmasını istemez aksine korkak olmasını ister. Kaderini kabullenmiş ve köleleşmiş erkekleri yönetmek kolaydır. Bu açıdan tüm sistem erkeğe korku endişe etmekle ilgilenir çünkü korkmayan adamı yönetmezsin. Mesela askeri sistemler erkeği ezmek ve korku içinde bırakmak ister çünkü bu şekilde itaat ettirebilir yoksa askerler asla komutana itaat etmez ve bir çeşit hiyerarşi oluşturamazsın. Bir erkek eğer korkmuyorsa onun müdürüne, amirine, patronuna, yöneticisine, komutanına, babasına veya hiyerarşideki herhangi bir kişiye itaat etmesi zordur. Erkekte bu asi ruh vardır ve genelde ergenlik döneminde tepe noktasına çıkar. Peki neden ergenlikte? Çünkü testosteronun zirve yaptığı yaşlardır ve bu yaşlarda itaat etmek istemezsin sana otorite kuran her şeyden nefret edersin. Bu mantıksalda değildir içgüdüseldir yani tüm kurallara ve otoriteye karşı gelirsin isyankar bir ruh genetiğinde vardır. Tabi bu herkeste aynı seviyede olmaz ama genelde bu tür isyankarlık şiddetle bastırılır ve o kişiler uysallaştırılır. Yaşla beraber erkeğin korkaklığı ve uysallığı artar yani 20 yaşındaki bir erkek çoğu zaman 40 yaşındaki erkeğe göre daha cesur, risk almaya eğilimli ve isteklidir. 40 yaşındaki adamın kaybedecek bir işi, ailesi, çocukları ve birikimi vardır yani korkak olması ve korkması da son derece doğaldır.

Toplumun cesareti istememesinin en büyük noktası cesaretin suçu artırmasıdır aslında. Gerçekten suçlular birçok konuda cesurdurlar ve kuralları sert şekilde çiğner toplumsal huzuru bozarlar. Bu kişiler az korktuğu veya artık hiç korkmadıkları için kaybedecek bir şeyleri de olmadığından kafalarına eseni yaparlar. Suçlulara dikkat ederseniz çoğunun çok genç yaşta olduğunu görürsünüz yani tüm dünyada suçluları izlersen onların tamamen genç erkeklerden oluştuğunu görürsün. Orta yaşlı suçlular işin daha çok eylem kısmından ziyade organizasyon ve yönetme kısmıyla ilgilenir bu açıdan asıl huzursuzluk gençlerden başlar. Bu yüzden de toplum erkeği cesur bırakmak istemez yani cesur olmasındansa korkak olması daha ideal gelir. Modern toplumda bu yönleri artırır çünkü fazla cesaret özellikle aptalca bir cesaret sistemden dışlanmaya yol açıyor. Yani sicil kötüyse devlette iş yok, özel sektörde iş yok ve hayatta barınma yerin olmuyor. Gelecekte tüm dünyada Çin’de ki gibi bir sosyal kredi sistemine geçilince suçlu olanlar ev bile kiralayamayacak ki şu an Çin’de bu sistem var yani toplum cesareti gittikçe cezalandıracak bu bir gerçek. Yapay zekalı güvenlik kameraları an ve an sizi izleyecek, tüm datanız anlık işlenecek ve her şey bir bütün sosyal kredi sistemine entegre edilecek yani cesarete çokta yer bırakmak istemiyorlar bu da özgürlüğünüzünde azaltılması demektir.

Toplum tabi ki erkeğin çoğu alanda korkak olmasını istediği gibi aynı zamanda söz konusu savaş ve askerlik olduğunda o noktada çok cesur olmasını istiyor. Bu toplumun suçludan korkma paranoyasıyla güce tapma arzusu arasında bir çelişki olsa bile toplumun yani komünitenin varlığı tehlikeye düştüğünde tüm erkeklerin cesur olmasını bekliyor hem de sonuna kadar cesur ama bu da gerçekçi değildir. Genelde bir yerde savaş çıkarsa ilk önce en cesur ve kahraman olan erkekler öne çıkar savaşırlar. Eğer savaş uzun sürerse bu Rusya-Ukrayna savaşı gibi bu sefer geriye kalanlar bu savaşın parçası olmamak için kaçarlar. Yani senin en cesur adamların tükendiğinde varlığında tehlikeye girer çünkü tüm erkekler aynı ideolojik anlatı ve değerlere aynı seviyede inanmazlar. Biyolojik olarak hayatta kalma güdüsü değerleri aştığında askerden kaçışlar artar bunu engelleyemezsiniz bu tarihde çok sık olan bir şeydi ve olması da olağan.

Korkakların Dünyasında Cesaret Kazandırır

Çoğu erkeğin korku ve kaygı altında ezildiği bir yerde cesaretin ödülü yüksektir. Açıkçası çoğu erkeğin korkusu da gerçek değildir daha çok bir ‘kaygı bozukluğudur’. Korku bir uyarana ihtiyaç duyar yani birisi seni tehdit ettiğinde korkarsın bu tepkiyi verirsin çünkü bir uyaran söz konusudur bir olay olmuştur ve korkunu tetikleyecek bir eylem gerçekleşmiştir. Kaygı bozukluğu ise daha çok bir uyaran olmaksızın senin endişe ve kaygıyı yaşamandır yani zihnin senin aleyhine çalışır. Kortizol seviyen zıplar ve gerçekten o korkuyu tüm vücudunda hissedersin. İşte bu kaybı bozukluğu çok yayındır ve genelde felç edicidir çünkü korku bir uyarana sahip olduğu için aslında senin tehdite odaklanmanı sağlar. Tehditle mücadele et veya kaç ya da sorunu çözme durumuna bir uzlaşmaya gitmeni sağlar. Korkunun kaynağını çözdüğünde ise korku gider. Eğer korkuya yol açan sebep neyse onu yendiğinde ise cesaretin ve cüretin artar yani bu kademe kademe yükselen bir şeydir. Lisede sana zorbalık yapan çocuk seni 2-3 defa sıkıştırmışsa ve en son yerdeki taşı alıp onun kafasına vurmuşsan mesela artık korkak durumundan çıkıp cesur durumuna geçersin yani bir eylemi yapma iradesi gösterdiğin için cüretin artmıştır bu cüretinde tabi ki bir cezası olur ama cezalar bazı ödüller için göze alınır.

Çoğu erkek korkaksa ki bu bir gerçektir o zaman hayatta aksiyon alanın açılmış ve rekabet düşmüştür. Gerçekten de söz konusu para, kadınlar ve başarı olduğunda gözü kara adamlar çok hızlı ilerliyor. ”Ben istediğimi alırım istediğimi başarırım” diyen bir adamı durduracak çok az şey var. O adam eyleme geçme ve bir şeyleri deneme şansını geliştirdikçe hem gözü açılıyor hem de fırsatları görüyor. Bir işten para kazanmak veya bir işi yapmak o işin içinde olmak bazı şeyleri denemek atılgan olmak çokta düşünmemek ilerlemeyi sağlıyor. Bu bir günde olmuyor ama düzenli cesaretli denemeler hayatta bir şeyleri tutturmanı sağlıyor yani balık tutmak gibi düşün. Her oltayı attığında bir şeyler gelmez ama sen atmaya devam ettikçe o cüreti gösterdikçe bir ödül gelecektir. Bu durumda atılganlık yani sürekli ileriye atılmak ve hayatta ilerlemek başarıyı getiriyor. Peki bunun cesaretle ilgisi nedir? diye mi soruyorsun? Cevabı çok basit. Korkak erkekler kendi zihinlerine hapsolmuş durumdalar yani onlar pratik hayatta aksiyon alamayan izleyicilerdir, oyuncu değildirler. Onlar kenarda kendi zihinlerinde ”başaramazsam ne olacak?”, ”sınavı geçemezsem hayatım bitti”, ”KPSS’den atanamazsam bu yılda mahvoldum babam beni evde istemiyor”, ”bu kız beni reddeder ya sevgilisi varsa gelir beni döver”, ”ben başaramam neyi başardım ki” diye düşünürler. Yani korkaklık sadece korkuyu hissettirmekle, hayat kaliteni, sağlığını ve diğer şeyleri aşağıya çekmekle kalmıyor aynı zamanda aksiyon almanı engelliyor. Korkuyorsan sürekli garantiler ararsın ve o garantileri göremezsen hiçbir şey yapmazsın. Sürekli eldekini korumaya ve kaybetmemek için mücadele etmeye başlarsın çünkü kaybetme korkun tavan yapmıştır.

Kadınlar Korkakları Sevmez

Kadınlarla ilişkilerde başarısız çoğu erkek korkaktır bu hiç şaşmaz. Bu erkekler reddedilmekten korkar, rezil olmaktan korkar, kadına ilgisini göstermekten korkar, kadınla birlikte olmaktan korkar, kadınla görüşmekten korkar. Kızla instagramda takipleşmesine rağmen kıza mesaj atmaktan korkan adamlar var yani kızın hikayesini 1 saat izleyip mesaj atmaya cesaret edemiyorlar. Zihinlerinde sürekli ”ya tipimi beğenmezse, ya reddederse, ya beni ifşalarsa, ya arkadaşlarıma ve aileme söylerse, ya kızın sevgilisi varsa başıma bela olursa” diye binbir türlü korku yaşıyorlar. Oysa benim takipleştiğim kıza mesaj atacaksam onu atmam 10 saniyelik iş. Kızın hikayesine gir o hikayeye uygun açılışım neyse hazırdaki hop onu kopyala yapıştır ve gönder. Gelen reaksiyona göre ise mesajlaşmaya devam et. Tabi kıza mesaj atmak işin en ama en basit kısmı bundan korkan adam bir kızla buluşmada olsa demek ki korku ve heyecandan oracıkta bayılacak.

Korkak Olmaktan Vazgeç

İşin en zor kısmı gündüz oyunu setleri açmaktır oyunda en fazla cesaret isteyen nokta burasıdır yani hiç tanımadığın, ortak noktan olmadığı, daha önce bilmediğin ve görmediğin bir kadınla konuşmak. Bu oyunda maksimum cesaretin gerektiği noktadır. Bir gece mekanında kızlarla tanışmak alkol ve ortam etkisiyle bundan çok daha kolaydır veya bir sosyal ortamda kızla konuşmak çok daha basittir. Oyunda cesaret büyük yer tutuyor hem tanışmada önemli hem sohbeti ilerletmede yani kızı etkilemede hem kızı hayatında tutmada hem de kaliteli ilişki yaşamanda çok büyük etkisi var. Mesela kızla tanışma cesareti göstermen tek başına her zaman yetmez o kızı etkilemek için iddialı olman gerekir yani kızla aranda bir gerilim büyür bu gerilim cinsel bir yöne sahiptir. Sen iddialısındır ve iddianı taşıyacak cesaretin vardır mesela hatunu kaybetmekten korkmazsın veya bir şeyi başaramamaktan korkmazsın. Ayrıca kızla flört edecek cesarettesindir, romantik-cinsel ilginden utanmazsın ve geri adım atmazsın. Kaybetme korkun yoksa da ilişkilerin çok daha kaliteli olur. Kadın seni kaybetmekten korkar, kadın aldatılma paranoyaları yaşar ve seni daha çok kıskanır. Tam tersine korkan taraf sensen sen kadını kısıtlamaya, kıskanmaya ve kaybetmekten korkmaya başlarsın. Bu durumda ağır ve sefil bir beta yaşamına mahkum olursun.

Korkak bir adamsan kadınlar bunu direkt sezer ve seni ezer geçerler. Sesin titriyorsa kadından aşırı etkilenip saçmalıyorsan, o özgüvensizlik belli ediyorsa kendini, çok tedirginsen ve onay arıyorsan kadının karşısında rahat değilsen ne söylediğinin önemi yoktur. Kadın sana içgüdüsel saygıyı yitirecektir senin ödlek bir herif olduğunu gördüğü için artık şansın kalmayacaktır. Senin aranan o adam olmadığını hatun içgüdüsel olarak biliyor yani tırsak olup kadını bu şekilde ikna etme şansın yok. Kadın seni en ufak şeyden köşeye sıkıştırsa orada ecel terleri dökmeye başlarsın ve en basit testlerden bile kalırsın. Shit test yani palavra testlerinin bir diğer adı ‘cesaret testleridir’ aslında hatunlar senin cesaretini görmek ister geri adım atıyor musun açıklama yapıyor musun ve çerçeveyi hemen kaybediyor musun görmeyi arzular. Mesela en basitinden hatun sana ”sen başka kızlara yazan yavşaklara benziyorsun” dediğinde hemen geri adım mı atıyorsun? Hemen panikliyor musun hatun gerçeği öğrendi diye? Veya gerçek olmasa bile ”beni yanlış anladı ve yanlış tanıyacak” diye panik mi yapıyorsun? Korkak adamların en büyük olayı paniklemeleridir yani olaya duygusal reaksiyon vermeleridir. Bu gibi durumda hatuna ”ben kimseye yazmam beni yanlış anladın bende öyle şeyler yok” diye açıklama yapar dururlar. Basit bir cesaret testinden kalmışlardır. Oysa o teste ”sadece güzel sarışınlara yavşarım gerisiyle işim olmaz” desen sıfır geri vites, sıfır açıklama ve sıfır kaybetme korkusuyla yazsan hatun okey olacak. Senin tırsmadığını, ilginden ve erkek olmaktan utanmadığını bilecek. Bu konuda gelecek manipülasyonları da aşacağını sapasağlam duracağını bilecek bu da başarını artırıyor. Oysa korkak betalar her şeyde paniklediği ve ”aha kadın gitti tüh ya” diyecekleri için oyunu bile oynayamayacaklarını biliyor. Oyunda bazen öyle gerilimli anlar oluyor ki hatunla yüz yüzeyken ve fiziksel temastayken tamamen oyun bir cesaret ve cüret işine dönüşüyor. Bir yandan sana içgüdülerin ”hatunu boynundan tut kendine çek. dudaklarına yapış” diyor. Beynin ise doğru zaman mı diye düşünüyor içinde fırtınalar kopuyor ama burada içgüdülerin haklı direkt hissettiğin an hatunu çekip öpmen lazım çünkü içgüdülerin sana doğru sinyalleri veriyor mantığın suyu bulandırıyor. İşte o noktada belki de o bebek gibi hatunla yiyişmek için tamamen içgüdünün dediği şekilde cesaret etmen gerekiyor.

Aşkta korkaklık kabul edilemez ve oyunu öğrenmeye gelen erkeklerin %99 kadarı çok korkak oluyor yani oyunun tekniğine geçmeden adamın cesaret kazanması gerekiyor bu da belki tam cesarette 6 ayda olacak şeylerin 2-3 yıla uzamasına yol açıyor çünkü içsel oyundaki çürüklükler adamı tamamen geriye çekiyor ve olası negatif durumlarla baş etmelerini engelliyor. Bu durumda oyunda başarı cesaretten bağımsız değil ister mesaj ister yüz yüze ister başka türlü olsun kadınların karşısında tamamen cesaretli olman gerekiyor cesaretten ödün vermemelisin çünkü sen cesursan hatun sana itaat edecek ve etkilenecektir. Sırf geri vites bile yapmamak yetiyor hatun sana ”sen bana mı yürüyorsun?” diye soruyor sen ”evet” diyorsun ve açıklama yok geri vites yok itiraz yok korku yok hatun bu defa gerilimi kırıyor. Bu tür şeyleri iyi anlamak lazım yoksa hem korkak ve ödlek tırsak tip olayım hem de her kadınla yatayım diyorsan hayal dünyasında yaşıyorsun demektir KADINLAR KORKAKLARI SEVMEZ.

Cesaret Hayatın İçinde Kazanılır

Nasıl cesur olacağım diyorsan bunun yolu hayatın içinde olmaktır ve aksiyon almaktır. Cesaretini evde oturarak kazanamazsın konfor alanında cesaret gelişmez. Bu riskle, deneyimle, macerayla ve hayatın içinde kendi sınırlarını zorlayarak gelişen bir şeydir. Korkun her neyse onun üzerine gitmenle gelişir. Sen diyelim ki yükseklikten korkuyorsun ve yükseklik korkundan bıktın. Üst geçitten geçmeni, yüksek balkonda oturmanı veya uçakla seyahat etmeni engelliyor yani yaşam kaliteni sıfıra çeken bir şey bazı şeyleri zorlaştırıyor. Uçağa binip 1.5 saatte gideceğin yere otobüsle 15 saatte gidiyorsun perişan oluyorsun. Şimdi bu korku nasıl yenilir? Yerde durarak mı yenilir? Hayır. Korkunun üzerine gitmen lazım yani sen gideceksin yüksek yerlerde zaman geçireceksin ve uçağa bineceksin. Zaman geçtikçe bir şey olmadığını bu korkunun zihninde olduğunu gerçekte aslında senin özgürlüğünü kısıtladığını sırtında bir yük olduğunu öğreneceksin. Bu korkunun üzerine gitmek spesifik olarak yüksekliğe çıkmakla alakalı çünkü yükseklikten korkuyorsun bunu aşacak şeyleri yaptıkça bu korku yerini cesarete bırakacak. Bu durumda da başka alanlarda da aslında pozitif katkı olacak bir korkuyu yenmek diğer korkuları yenmeyi de sağlar.

Kadınlardan mı korkuyorsun? Beğendiğin kadınlara merhaba demeyi öğreneceksin. Kadınların tepkilerini gerçekte görmen lazım çoğu kibarca veya umursamazca seni geçiştirir bu durumda da zihnindeki felaket senaryolarının gerçek olmadığını görürsün. Çoğu korku direkt gerçeğe dayanmaz ona dair en kötü senaryolara dayanır. Bu açıdan da felaket senaryoları aşırı nadirdir ve gerçek olmadığını görürsün. Gerçek olsa bile en fazla bir dayak yersin en kötü koşulda ondan da bir şey olmaz. Bu defa bir diğer korku olan dayak yeme korkun varsa bunu da ancak dayak yedikten sonra bir şey olmadığını gördüğünde rahatlarsın. Tüm korkular birbirine bağlı tabi her korkuyu yaşamanda gerekmez yani illa dayak yeme korkumu aşacağım diye sağa sola sataşman anlamsız bu çocukça bir durum olur. Bunu dövüş sanatlarına giderek profesyonel şekilde geçirmen çok daha idealdir inan orada sparringte yiyeceğin dayağı dışarıda kimse sana atamaz. Bazı korkuları ise sen üstüne giderek değil başına geldikçe aşarsın. Bir yakınını kaybetmek, kaza yapmak, işten kovulmak, ceza yemek, terk edilmek, aldatılmak veya diğer binbir türlü korku olabilir. Bunlar başına gelir ve onlarla BAŞ EDERSİN. O acıyı yaşarsın, anlarsın ve atlatırsın. Hayat tam olarak böyledir yani her korkunun farklı yönleri vardır sana farklı şeyler öğretir.

Korkak erkeklerin hayatın içinde olmaması ve hep izole kalması onların cesaretini azaltıyor. Bu açıdan konfor alanından çıkmadıkça gerçek anlamda cesaret kazanamazsın. Hayattan korkma hayata atıl HAYATA SALDIR.


One thought on “Korkak Olmaktan Vazgeç

  1. üstad bloglarçok yararlı oluyor ama lütfen podcast daha çok gelsin cidden yürürken spor yaparken köpek gezdirirken bir yandan dinliyorum ve okumaktan ziyade 1. ağızdan senden duymak daha farklı ve iyi oluyor kesinlikle yorumu gören olursa podcastleri izlesin kendilerine katkısı çokça olucak bana oldu daha fazla gelir umarım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×