Bir zamanlar kendimi sevebilmek için insanların bana hayran olması gerektiğine inanıyordum.
İlgi görecektim. Başarılı bulunacaktım. Güzel bir kadın beni isteyecekti. Çevrem benim ne kadar önemli bir adam olduğumu fark edecekti.
O zaman kendime değer verebilecektim.
Kafamdaki anlaşma buydu. Ama hayatın bu anlaşmadan haberi yoktu.
Bazen işler iyi gidiyordu. Bir iltifat, güzel bir konuşma veya beklediğim bir karşılık beni fazlasıyla mutlu ediyordu. Sonra başka bir gün bir mesaj cevapsız kalıyor, yalnız hissediyor ve yeniden aynı yere dönüyordum.
Kendi değerimi sürekli dışarıdan gelen sonuca göre belirliyordum.
Bu yazının temelinde, o düzenin bana ne yaptığını fark etmem var.

Kendine değer vermeyi hangi şarta bağladın?
Bazı erkekler bunu para üzerinden yapıyor:
“İyi kazanmaya başladığımda kendime güvenirim.”
Bazıları görünüş üzerinden:
“Vücudum düzelince kendimi beğenirim.”
Bazıları da kadınlardan gelen ilgi üzerinden:
“Böyle bir kadın benimle olursa yeterli olduğumu anlarım.”
Hayatını geliştirmek istemende sorun yok. Daha iyi kazanmak, bakımına dikkat etmek veya bir ilişki yaşamak isteyebilirsin.
Ama bunların gerçekleşmesini kendine saygı duymanın şartı yaptığında, bugünkü kendini sürekli beklemeye alıyorsun.
İstediğin yere henüz gelmedin diye kendi hayatına kötü davranmaya başlıyorsun. Sonra o kötü düzenin içinden çıkmak daha da zorlaşıyor.
Başkalarının hayranlığı neden yetmiyor?
Birisinin seni takdir etmesi hoşuna gidebilir. Benim de gidiyordu.
Fakat beklediğim şey yalnızca güzel bir karşılık değildi. Kafamdaki bütün yetersizlik duygusunu o karşılığın çözmesini istiyordum.
Bu yüzden ilgi geldiğinde rahatlıyor ama rahatlığı koruyamıyordum. Yeniden bir kanıt gerekiyordu.
Başka bir insan beni de beğensin. Başka bir kadın da ilgilensin. Birisi daha ne kadar iyi olduğumu söylesin.
Böyle bir arayışın sonu kolay gelmiyor. Çünkü kendin hakkında verdiğin kararı sürekli başkasına onaylatıyorsun.
Duygusal muhtaçlık ve ego tatmini dediğim döngünün önemli bir tarafı bu. Karşındaki kişinin ilgisini, kendi değerinin belgesi gibi kullanmak.
İlgi azaldığında da belgen iptal edilmiş gibi hissediyorsun.
Bir kadının seni istemesi neyi kanıtlayacak?
Güzel bir kadınla görüşmek istiyor olabilirsin. Ama bu isteğin yanında başka beklentiler de bulunabilir.
Arkadaşlarına göstermek istiyorsundur. Geçmişte seni küçümseyenlerin yanıldığını kanıtlamak istiyorsundur. Diğer erkeklerden daha başarılı olduğunu hissetmek istiyorsundur.
Bunları fark etmek önemli.
Çünkü o zaman karşındaki kadını tanımaktan çok, onun üzerinden kendin hakkında bir karar almaya çalışıyor olabilirsin.
Henüz sohbetinizin nasıl olduğunu bilmiyorsun. Karakterini tanımıyorsun. Sana uygun olup olmadığını görmedin.
Ama seni seçerse bütün eksiklerinin kapanacağını düşünüyorsun.
Bir insanın ilgisi sana güzel bir deneyim yaşatabilir. Fakat kendi gözündeki bütün yerini düzenleme görevini ona yükleme.
Benim yolculuğum kendime dönmekle ilgiliydi
Zamanla, dışarıda aradığım her karşılığın beni kalıcı biçimde rahatlatmadığını gördüm.
Sanki bir limandan ayrılmış, yıllarca denizde fırtınalardan geçmiş ve sonunda başlangıç noktasına başka bir gözle dönmüştüm.
Yol boyunca birçok şeyi öğrenmiştim. Ama kendimle kurduğum ilişkiyi sürekli başkasının kararına bırakmamam gerektiğini anlamam zaman almıştı.
Bu farkındalık benim için yalnızca düşüncede kalmadı. Kendi hayatımı nasıl yaşadığıma daha fazla bakmaya başladım.
Kendime güzel yemekler hazırlamak, sevdiğim kıyafetleri giymek, merak ettiğim şeyleri öğrenmek ve zamanımı daha bilinçli kullanmak…
Bunların her birini birisinin görmesi veya beğenmesi gerekmiyordu.
Ben o hayatın içinde yaşıyordum. Özen göstermem için bu da bir sebepti.
Kendin için gelişmek nasıl bir fark yaratır?
Spor yapıyorsun. Daha iyi görünmek isteyebilirsin. Ama yaptığın şeyin bütün değerini kadınların tepkisine bağlarsan, beklediğin ilgi gelmediğinde emeğini de küçümseyebilirsin.
Bir beceri öğreniyorsun. Başkalarının takdirini istemen mümkün. Ama kimse alkışlamadığında öğrendiğin şey ortadan kalkmıyor.
İyi giyinmek, işini geliştirmek, yemek yapmayı öğrenmek veya hobilerine zaman ayırmak kendi hayatına da katkı sağlar.
Bunları yaparken kendine sor:
“Kimse görmese, bu benim için yine anlamlı olur mu?”
Her şeyin cevabı evet olmak zorunda değil. Fakat hayatındaki hiçbir şeyin anlamı dışarıdaki tepkilerden bağımsız kalamıyorsa, bunu düşünmen gerekir.
Kendini sevmek ve özsaygı biraz da kendi hayatını seyircisizken nasıl yaşadığınla ilgilidir.
Değerli olmak kusursuz veya tamamlanmış olmak değildir
“Sen değerlisin” cümlesini, bütün davranışların doğru ve öğrenmen gereken hiçbir şey yok şeklinde anlama.
Hata yapabilirsin. Sorumluluktan kaçmış olabilirsin. Başkalarına kötü davranmış veya kendi hayatını ihmal etmiş olabilirsin.
Bunların hesabını dürüstçe vermen gerekir.
Ama davranışını düzeltmekle kendini tamamen değersiz ilan etmek farklı şeylerdir.
“Bunu yanlış yaptım, telafi etmeliyim” diyebilirsin.
“Ben zaten işe yaramaz biriyim” dediğinde ise hem kendine saldırıyor hem de değiştirebileceğin somut davranışı belirsizleştiriyorsun.
Kendine saygı, sorumluluğun alternatifi değildir. Sorumluluk alırken kendine nasıl davrandığının da bir parçasıdır.
Onay aramamak, geri bildirimi reddetmek değildir
Bir eleştiri duyduğunda “Kimsenin fikri umrumda değil” deyip geçmek her zaman güçlü bir duruş değildir.
Söylenenin doğru bir tarafı olabilir. Bir insan senden daha fazla şey biliyor veya senin kaçırdığın bir ayrıntıyı görüyor olabilir.
Dinleyebilirsin. Değerlendirebilir ve fikrini değiştirebilirsin.
Başkalarının onayına bağlı olmamak, onların söylediklerine tamamen kapanmak değildir. Kendi kararını verirken bilgiyi kullanmak ama kendi değerini her yorumla yeniden tartışmaya açmamaktır.
Aynı şekilde sevilmek veya destek görmek istemen de seni değersiz yapmaz. İnsanlarla bağ kurabilirsin. Bütün hayatını o bağın sürekli seni doğrulamasına bağlamamaya çalış.
Kendi hayatına bir şey kat
Benim için bu yolculuğun güzel taraflarından biri, yalnızca ilgi almaya odaklanmaktan uzaklaşmaktı.
Dostlarımla güzel zaman geçirmek, öğrendiğim bir şeyi paylaşmak veya çevremdeki birisinin hayatını kolaylaştırmak da anlamlıydı.
Bunun bir karşılık hesabına dönüşmesi gerekmiyordu.
Fakat kendini herkese adamak veya sınırlarını silmek de zorunda değilsin. Kendi hayatını önemserken sevdiklerine de yer açabilirsin.
Bir insanın seni beğenmesi güzel olabilir. İstediğin bir sonuca ulaşmak da seni sevindirebilir.
Ama kendine değer vermeye başlayabilmek için hayatın kusursuz bir onay vermesini bekleme.
Bu senin yolculuğun. Eksiklerini geliştir, yanlışlarını düzelt ve yaşadığın hayata özen göster. Kendine saygını sürekli başkasının cevabına bırakma.
En çok satan ürünler
Flört Etme Sanatı E-Kitap
Orijinal fiyat: 1.500,00₺.749,90₺Şu andaki fiyat: 749,90₺.Tüm E-Kitaplar
Orijinal fiyat: 6.000,00₺.2.999,90₺Şu andaki fiyat: 2.999,90₺.VIP Grup Üyeliği (1 Aylık)
Orijinal fiyat: 7.000,00₺.3.499,90₺Şu andaki fiyat: 3.499,90₺.Arsız-Komik Tekniği E-Kitap
Orijinal fiyat: 1.500,00₺.749,90₺Şu andaki fiyat: 749,90₺.Etkili Mesajlaşma E-Kitabı
Orijinal fiyat: 2.000,00₺.999,90₺Şu andaki fiyat: 999,90₺.





Son zamanlarda okudugum en iyi makale. Tesekkurler.
Tam aradığım yazı be! Takipteyim hocam teşekkürler
Kızları değerli falan gördüğümüz yok arkadaşım. Zaten değerli olsalar boktan adamlarla çıkmazlar. Bizim derdimiz şu. O heriflerde olup da biz de olmayan. Yoksa bizim işimiz tek gecelik. Girip çıkacaz.
Hocam sen adamsın, teşekkürler.
Bunu açılış yazısı yapsanız da gözden kaçmasa…
Maskülen giyim tarzının kış versiyonunu da mı yapsan romeyyo
Teşekkürler bro
Kendiniz zorlamak ve zorlarken de acı çekmek hakkında ne düşünüyorsun?
Çok başarılı bir yazı daha elinize sağlık sıkı takipteyim