
Beyin ve Gen savaşı çok eskilere dayanan bir stratejik karmaşadır.
Hayatın başlangıcında en temel yaşam formu olarak “gen” vardır.
Hayatın temeli genlerden birisinin kendisini “eşlemesiyle” değişmeye başladı. Kedisini eşleyen genler artmaya ve diğerlerinin yerini almaya başladı. Bu giderek bir savaşa ve hayatta kalma mücadelesine dönüştü.
Genler daha fazla gelişmeye,üremeye ve hayatta kalmaya çalışmaya başladılar.
Tüm canlıların hayatta kalma ve üreme içgüdüleri genetik bilginin en önemli etkisidir.
Genler giderek daha gelişmiş kullanılacak robotlar üretti. Bizde genlerin ürettiği bir robotuz. Önemli olan genlerin aktarımıdır.Bu yolla genler doğal seçilime uğradılar ve en iyi uyum sağlayanlar hayatta kaldı.
Genler giderek daha karmaşık robotlar yarattıkça bazı sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Bu robotun yönetimine (sinir sistemi) ihtiyaç vardı. Böylece beyin oluştu.
Beyin bazı canlılarda giderek güçlenmeye ve kontrolü genlerden almaya başladı. İlkte genler için sorun olsada zamanla bu genlerin lehine işledi. Beyinle öğrenilen şeyler nesilden nesile aktarılamaz. Genetik özellikler ise aktarılabilir.
Bu yüzden insanlar hep ilkel kalmaya mahkumdur. Çoğu insan zeki değildir ve sadece genlerini aktarma derdindedir. Bu her insanın yaşaması konusunu tartışmaya açar.
Burada ki savaş modern insanın iç çelişkilerinin sebeplerinde yatar.
Beyin; eşitlik,adalet,iyilik,ahlak,din,vicdan,özgürlük gibi düşüncelere önem verir ve buna inanmak ister. Beyin boşluk kabul etmez. Bu boşluğu hemen doldurmak ister. Dinleri,kültürleri ve bi çok şeyi bu yüzden icat etmek zorunda kaldık. Beyin kendisine bir amaç,misyon ve görev atfetmektedir.
Beyin; bireyin kendisini özel ve bir amacı olmasına yönelik düşünmeye yönlendirir. Beyin günlük sorunları çözmek ve mantıkla hareket etmek üzere evrilmiştir. Çalışma ve düşünme prensipleri belirlidir bir potansiyeli vardır.
Beyin 3 aşamalı bir evrim geçirmiştir.
İlk evrilen sürüngen beynidir. Bu temel görevi öldür ve nesli devam ettir mantığındadır. Canlının temel programlanması genetik etki altındadır. Buna göre en ilkel beyin sürüngen beynidir. Modern insan da dahi etkilidir.Temel içgüdüsel özellikleri saldır , kaç ve üre mantığındadır. Bu insanın üreme ve hayatta kalmasını sağlayan içgüdüyü yönetir.
İkinci beyin ise maymun beynidir. İnsan evriminde ikinci gelişen beyindir. Primatların ve memelilerin çoğunda bulunur. Kalabalık sürü halinde yaşayan canlıların beraber işlevsel yaşamasını sağlayan beyindir. Sürünün liderini ve diğer duyguları geliştiren beyindir. Sadakat,bağlılık,dostluk gibi duygular bu şekilde gelişir. Sürünün uyumu ve hayatta kalması için vardır. Gruba ve lidere sadakat bu duygusal beyinden kaynaklanır.Aşk da bu beynin getirdiği üremeyi arttıran bir duygudur.
Üçüncü ve en son evrilen insan beynidir. Bu beyin soyut varsayımlarda bulunmaya ve günlük sorunları çözmeye odaklıdır.Bu beyin boşluk kabul etmez. Temel mantıkla çalışır. Bu beynin de gelişimiyle modern teknoloji ve bilgi sahibi olduk. İnsanı diğer tüm canlılardan avantajlı hale getiren beyin budur.Dünyayı yönetmeyi ve hayatı geliştirmeyi sağladı. Hastalıkları yenmemizi ve uzaya çıkmamızı sağladı. Düşünmemizi felsefe,matematik,fizik gibi bilimleri yapmamızı sağladı. Hayata anlam atfetmemizi sağladı.
Bu beyin adalet,eşitlik,iyi olmak gibi bazı soyut kavramlarıda geliştirdi.
İnsanda ki adalet istenci bundan kaynaklanır.Doğada adalet yoktur doğa bir savaş alanıdır. Beyin soyut düşündüğü için bu tür yanılsamalara inanmak zorundadır.Bu yüzden dinlere ve fantastik hikayelere ihtiyaç vardır. Bu düşünceler gelişen kültürel memlerle beraber devam eder. İnsan hayatını düzenler ve kurallar oluşturur.
Beynin genlerle savaşı kendisinin özel hissetme isteğinden gelir. Genlerin amacı kendisini yaymaktır. Bu yüzden nesiller aracılığıyla bunu yapar. Gen için birey geçici bir robottur ama bu robot kendisini sorgulayacak zekaya erişirse sıkıntılar ortaya çıkmaya başlar. Genler nesillerle yaşar ve bu yüzden ölümsüzdür. Bireyin üreyene kadar hayatta kalması ve diğer robotu büyütüp sonra yok olması gerekir çünkü yiyecek kısıtlıdır ve yaşlanan ölmelidir. Ölmezse yiyecek tükenir ve tüm robotlar ölür. Genlerin amacıyla beynin kendine yüklediği özel olma misyonu savaşır.
Genler bencildir ve amacı hayatta kalmaktır. Bunun için heryol mübahtır. Üremeli ve hayatta kalmalıdır. Ayrıca her gen , gen havuzunda kalabalık olmak ister. Bu yüzden doğal seçilimden başarıyla ayrılan genler artacaktır.
Gen , türün üreme başarısıyla ilgilenir ve bireyin mutluluk istenci gibi duygularla ilgilenmez. Canlıyı buna göre programlar ve devam eder. Her canlı üremeli olan çocuğa bakmalı ve ölmelidir. Genin temel yaklaşımı budur.
İnsan beyni geliştiği için bu tür basit bir yaklaşımı kendisine kabullendiremez ve özel hissetmek ister. Özel hissetmek için ilk önce dinleri sonra kültürü,ırkı ,siyasi görüşleri vs bulur. Özel hissetmelidir ve bir amacı olmalıdır. Kendisini sadece bir hayatta kal ,neslin devamını sağla ve öl mantığından kurtarmak ister.Mutlu olmak ister ve mutlu olmak özel hissetmekten geçer. Ayrıca beynin geliştirdiği ego,id ve süperego ayrıca bilinçaltı gibi karmaşık sistemleri mevcuttur.
Beyin vs gen burada savaşmaya başlar. Genler insanı bir yola sokmak için duyguları kullanır aşk,korku,heyecan vs gibi. Beyin ise mantık ve amaç arar. Bi çok insanda genetik etki çok güçlüdür. Beyin herkeste yüksek seviyede gelişmez. Bazı insanlarda ise beyin gelişir ve genetik etkiden daha güçlü olur.
En güçlü iki içgüdü olan hayatta kalmak ve üremek içgüdülerini geçebilir. İntihar edebilir ve evlenmez. Böylece genlerinin önü kesilir. Bu yüzden beyinsel düşünceler genetik olarak aktarılamaz sadece öğrenilebilir. Genetik olarak üremeye programlı robotlar nesiller içinde artacaktır ve genetik etki hep güçlü olacaktır.
Bireyin kendisini düşünmesine karşı genler nesilleri düşünür. Genin hedefleri belirlidir beynin istekleri belirlidir
İkisi bir çok noktada ortaktırlar ve mükemmel işler başarılar. Beyin fazla geliştiğinde ise sorunlar ortaya çıkar. Zeki insanların yaşadığı sorunlar ortaya çıkar.
Temelde hayatın bir anlamı yoktur. Beyin buna anlam aramak için dinleri icat etmiştir ama zeki adam bunların yalan olduğunu anlar. Bu yüzen hayatta kalmak için sebep bulamayabilir. Genetik etkiyi düşünceler bastırır ve intihara kadar gider.Beynin fazla gelişmesi böylece engellenir.
Ayrıca insanın dünyada özel bir yeri ve görevi yoktur. İnsan hayatta kalmalı üremeli ve ölmelidir. Beyin bunu kabullenemez ve özel misyonlar yükler kendine.Bunu da din,miliyetçilik,komünizm vs. yapar. Bir amaç atfetmek zorundadır kendisine. Varlığını özel kılan bişey yoktur. Bu yüzden fazla gelişen beyin toplumsal sistemlere lidere ve ortak ideale dayanmaz.Sıkıntılar yaşar toplumla ve genelde elenir.
Hayat bu ikisinin savaşıdır ve bizde bunun deney kobaylarıyız. Hayatta ki herşey bu ikisinden birisinden kaynaklanır.
Beyinsel olanlar:Özel hissetmek,mutluluk,özgürlük,saygı vs.
Genetik olanlar:korku,aşk,üremek,hayatta kalmak,güçlü olmak vs
Bu ikisinin stratejisinden dünyadaki herşey anlaşılabilir….