Frame Herşeydir ve Onu Kontrol Et

Frame Herşeydir ve Onu Kontrol Et

Frame (yani çerçeve kontrolü) dünyaya bakışını ve hayatı nasıl gördüğünü sağlayan bir gözlük gibidir. Biz dünyaya nesnel değil kendi tecrübelerimizle, inançlarımızla, davranışlarımızla,kültürümüzle bakıyoruz.

Framenizi ilk önce aileniz sonra dini inançlarınız ve kültürünüz belirler. Bu size dünyaya bir bakış açısı sunmak ve onu tanımak içindir. Din size yapmanız ve yapmamanız gerekenleri çocukluktan itibaren empoze eder. Ailenizin kültürü ve yaşamışlıkları da sizin frame oluşturmanızda çok önemlidir. Alışkanlıklarınız çok önemlidir. Bunların toplamı sizin framenizi oluşturur.

Aileniz sizi özgüvensiz yetiştirmişse ve dinin katı kuralları altında eziliyorsanız. Okul da pasif ve sessizseniz sizin frameniz tamamen ölmüş demektir. Sizin etkiniz olmadan şekillenmiş ve kalıplaştırılmıştır.

Frame bir savaştır. İnsanın kendine güvenini oluşturur. Hayatta yaptığınız ve yapacağınız her alanda kendi inançlarınızdan güç almalısınız. İnsanlar sosyal varlıklardır ve birbirleriyle sürekli iletişim halindedirler. Güçlü frame sahip olanlar baskın olurlar  çünkü kendine sonsuz bir güvene sahiptir. Kendinden bir an bile şüpheye düşmez. Bu onun beden diline,enerjisine ve aurasına yansır. Kendini ilginin bir anda odağı olur ve insanlar bu kişiyle konuşmaya başlarlar.
Güçlü frame sizi pozitif yapar ve hayata karşı mücadelenizde motivasyon sağlar.

Siz hayattan korkan birisiyseniz ve frameniz zayıfsa hayatınız bir boka dönüşür. İnsanlar sizi ve ne dediğinizi umursamaz kimsenin umrunda olmazsanız ölseniz bile.

İnsanların hayatlarında yer edinemezsiniz, sosyal ortamdan dışlanırsınız, kadınsız ve yalnız kalırsınız.

Ayrıca insanlar arasında sürekli bir frame savaşı vardır. Herkes baskın ve dominant olmak ister çünkü bu gücü ,iktidarı aynı zamanda saygıyı ve sadakatide getirir.

Kendiniz bir kaybedenseniz hayatınız berbatsa frameniz zayıftır demektir.

Ayrıca frame ve inançlar kendine kanıtlar bulmaya yatkındır çünkü zor olanı yapmak irade ve acıya dayanıklılık gerektirir.

Mesela hayat boyu fakirseniz ki bu sizin değil ailenizin suçudur. Fakir ortamda doğmuşsanız hayatla mücadeleniz çok zor geçiyor demektir. İnsanlar sizi ezer ve hor görür. Küçümserler ve ayak işleri size kalır sürekli. Bu sizin dünyaya bakışınızı oluşturur. Hayallerinizi ve gücünüzün sınırlarını çizmişlerdir. İnsani değeriniz bile düşüktür. Asla kız arkadaş edinemezsiniz ve toplumda saygı görmezsiniz. Halbuki sizden kaynaklı değildir. Toplumsal roller ve paranın adaletsiz dağılımı sizin hayatınızı mahvetmiştir. 13-14 yaşında çalışmaya başlarsınız. Hayat boyuda böyle devam eder. En ağır işlere en düşük ücretler…
Bu yüzden hayatla savaşınızda kanıtlarınız dağ  gibi olur. Şikayetler ve efkarlarınız hiç bitmez. Framenizi siz belirlemezsiniz ve böyle ölürsünüz.

Kadınlar konusunda da başarısızsanız durum aynıdır. Yakışıklı,zengin ve sosyal adamların hoşlandığınız kızları sikme hikayeleriniz dinlersiniz. Kadınlarla bişeyler yaşamayı hayal edersiniz ve sizi reddederler. Bi zaman sonra hep redlerden sonra hayata küsersiniz. Etrafa baktığınızda hipergamiden kazanan adamların kızları sıraya dizdiğini sizin ise 1 tane bile kız arkadaş bulmakta zorlandığınızı görürsünüz.
Kanıtlar ve inançlarınız dağ gibi olmaya başlar. Kendinizden nefret edersiniz. Hayattan nefret edersiniz. Kadınlardan nefret edersiniz ve nefret etmek içinde iyi sebepleriniz vardır.

Hayatınız boktan gider depresyona girersiniz ve sürekli ağlayıp sızlanıp şikayet edersiniz.
Frameniz ölmüş olur ve kendine güveniniz kalmaz.

Gerçekler acıdır ve insanı yorar. Hayatın gerçeklerine rağmen güçlü bir bakış açısına ihtiyaç vardır. Kendinizi geliştirmeye ihtiyaç vardır. Hayatın ve gençliğin gidiyordur ve şikayet etmekten başka bişey elinden gelmez. Aileni, tipini, maddi imkanlarını, şansını vs şikayet edip durursun ama hayatta bişeyler hiç değişmez.

Kendin için bişeyler yapmalısın. Herşeyden önce pozitif olmayı öğrenmelisin. Frameni güçlü tutmalı ve onu korumalısın. İnsanları umursamamalısın. Kendi dünyanda yaşamalısın. Senin gerçekliğin inançlarından gelmeli. Kendine sonsuz bir inanç duymalısın sonsuz bir güven duymalısın. Parasız ve kızsız kalsanda bu inançtan asla şüpheye düşmemelisin. İnsanlar senin hakkında ne düşünürse düşünsün asla umrunda olmamalı. Bir kadının seni reddetmesi veya hakkında bişey düşünmesi umrunda olmamalı.

Kendini iyi hissetmelisin sebepsiz yere güçlü olmalısın. Kendi dünyanda mutlu olmalısın.
Bunun altın bir kuralı var.

“BEKLENTİN HİÇ OLMASIN.”

Beklentiler bi açıdan iyidir. Amaçlarına ulaşmak istersin ve hedefler belirlersin seni motive ederler. Bir yandan da beklentileri karşılayamazsan kendine olan inançların sarsılır ve frame kontrolün düşer. Depresyona girersin. O yüzden hedefler ve beklentiler gerçekliğe aşırı aykırı olmamalıdır. Beklenti hafif aykırı olması iyidir ama aşırısı mutluluğu yok eder.

Burada bir paradoks var.
Hayatta seni motive eden şey = amaçların ve hedeflerin.
Hedeflerin = Hayattan beklentilerin
Beklentilerin= uğruna emek ve zaman harcadığın şey.

Eğer beklentisiz bir iş yapıyorsak o işi yapmak istemeyiz hep karşılığı olsun isteriz. Kadınlarla tanışırkende böyledir. Hemen seks yapmak isteriz hedefimiz budur ama olmayınca üzülürüz çünkü beklentiye girdik. Muhtaç hale geldik.
Sadece eğlenirsen ve beklentin olmazsa aldığın sonuçlar her zaman daha pozitif olur.
Mesela bir kızla konuştun ve reddetti. Şöyle düşünürsün kimin götü yer ki bunu yapmaya.
Yada internetten ilginç takılırsın felan.

Neyse gelelim frame konusuna tekrar.

Kendine sonsuz bir güven duymalısın. Gerçeklik aksini iddia etsede beynin ve insanlar seni negatif etkilese de.
Umursamamayı öğrenmelisin.

Ayrıca inançlarını sen belirlemelisin. Enerjini sen belirlemelisin. Kadınların seni sevdiğine (aksine kanıtlar mevcut olsa da) inanmalısın. %1 şüphe bile seni mahveder. Öyle güçlü frame sahip olmalısın ki senin gerçekliğin ve dünyan diğerlerininkine baskın gelmeli. Kızın dünyasına baskın gelmeli. Kendi gerçekliğinden hiç ödüm vermemelisin. Burası senin dünyan.
Bir kadının veya bir aptalın seni negatif etkilemesine izin mi vericeksin?

Ayrıca güçlü kalmalısın. Herşey senin inançlarına bağlı olmalı. Herşeye rağmen başarmalısın ve elinden geleni yapmalısın. Bu framemini korumalısın. Yapılması gerekenler :

1.Sen süpersin ve en iyisini hak ediyorsun. Buna tamamen inan.

2. Kimsenin ne düşündüğü sikinde değil.

3. Kadınların ne yaptığı kiminle yattığı ve sana olan ilgileri umrunda değil. Sen zaten çekici bir adamsın.

4. Başkasının hiç bir şeyi ve hareketi seni olumsuz etkileyemez. Dünya zaten umrunda değil.

5. En iyisini her zaman sen hak ediyorsun.

6. Hayatın gerçeklerine rağmen kendine sonsuz güvenin olmalı.

Hayata sıkı tututun ve kendiniz için bişeyler yapın. Güçlü frame sizi pozitif neşeli ve çekici yapıcaktır. İnsanlar sizin dışarı taşan güveninizi hissedicek ve size hayran kalıcaktır.kadınlar size çekilicek ve hayatlarında büyük etki bırakıcaksınız.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×