İdeal Olanla Gerçek Olanın Çatışması

İdeal Olanla Gerçek Olanın Çatışması

Çok özel ve uzun bir yazı olacak. Kitap yazılabilecek bir konu olduğu için ve aşırı uzatmak istemediğim için bu kadar yazdım iyi okumalar…

Hayatın genel kuralı insan için ideal-gerçek çatışmasından öte bişey değildir.

İdeal olan akıla,mantığa,vicdana ve ahlaka uygun olandır.

Gerçek olan ise hayatın içerisinde bizden bağımsız şekilde doğal olarak olandır.

Biz insanlar fazla idealistiz. Zekanın ve teknolojinin gelişimi bizleri fazlasıyla idealsit yaptı. 18. yy dan beri gelen hümanist fikirlerde fazlasıyla insan odaklı ve idealist.

Gel gelelelim ideal olanlara insanlar asla ulaşamaz. İdeal hayat,ideal aşk,ideal arkadaşlık vs. Bunlarla ilgili yüzlerce ideal vardır ama hiç birisi günlük-pratik hayatta işe yaramazlar çünkü idealler “insan doğasını” gözden kaçırırlar.

Konuyu detaylıca incelemek için örnekler üzerinden yola çıkacağım.

İdeal para dağılımı nasıl olmalıdır? Geçmiş 250y yıl bu problemle geçti. Kapitalist ve Komünist fikirler arasında ateşli bir tartışma vardı. Komünist fikirler genç,enerjik ve güçlü idi. Komünizm aşırı ütopik ve idealisttir. Temelde hiyerarşiyi yok edip sınıfsız toplum yaratma amacı taşır. Tüm komünistlerin hatası insan doğası bilmemektir. İnsanlar eşit olmak ister gibi yanlış bir felsefeyle yola çıkıldığında günlük hayatı gözden kaçırmış olursunuz. İnsanlar eşit olmak ister evet ama daha fazla olarak üstün olmakta ister.

Komünistler zeki insanlardı ancak mantıklı olan gerçek olan olmak zorunda değildir.
Tüm paranın eşit dağıtılması çok mantıklı ve akılsaldır. Sonuçta zenginler süper lüks hayat yaşarken fakirlerin açlıktan ve susuzluktan ölmesi kabul edilemezdir.

Bu adaletsizliği düzeltmenin yolunun parayı eşit dağıtmaktan geçtiğinde yattığını düşünmüşler ve buna göre geniş kapsamlı yeni sistem önerisi sunmuşlar ama işe yaramayan bir fikir yığınından öte bişey değildir.

1. Paranın eşit dağılımı “rekabeti öldürür”. İnsanlar evrimsel olarak tembellik donanımına sahiptir çünkü doğada yiyecek bulmak kısıtlı olduğundan yiyecek bulduğunda yatma eğilimi gösterecektir. Bir çeşit bataryanın tasarruf modunda kullanılması gibidir. Eğer herşeyi eşitlemeye çalışırsanız doğanın rekabet kuralını ihlal edersiniz ve doğa sizi cezalandırır.

2. “Tüm insanlar eşittir” argümanı hümanist bir argümandır ve saçmalıktan öte bişey değildir. Hiç bir canlı eşit değildir. Ahlaki bir eşitlik söz konusu olabilir ama insanlar farklı potansiyeller taşırlar.
Genetik olarak şanslı olanlar daha uzun yaşar,daha başarılı ve yetenekli olurlar. Vasat ailelerin çocukları vasat olur. Genetik olarak eşitsizlik tüm eşitsizliğinde temelinde yatar. Doğa güçlü olanı ve iyi uyum sağlayanı ödüllendirmiştir. Seçilimin bu baskısı bizi 3 milyon yılda böyle şekillendirdi.

Parasal eşitliği sağlamak teoride bile mümkün değilken pratikte hiç mümkün değildir.

Tüm parayı eşit dağıtsak bile belli zaman sonra fırsatları iyi değerlendirenler kazanacak, bazıları ise kaybedecektir.

Hayat oyununda kazananlar ve kaybedenler vardır. Önemli olan ne kadar kazandığın ve kaybettiğindir. Eğer birisi kazanıyorsa diğeri kaybediyordur. Hayat herkesin kazanma şansının olduğu bir ütopya değildir.

Parasal eşitsizlikte tüm hayatı etkilediği için zengin daha zengin, fakir daha fakir hale geliyor. Doğanın acımasız kuralı kapitalist sistemde kendisine iyi bir yer bulmuş demektir. Ayrıca sistemi değiştirmek çözüm değildir. Ergen tiplerin “kahrolsun kapitalizm kahrolsun sistem” argümanları aptalca anarşist argümanlardır çünkü sorun sistemde değil insanın doğasındadır. Eğer insan doğası bencil değilde yardımsever olsaydı zaten sistem doğasına aykırı olduğu için kabul görmeyecekti. Sistemi suçlayana kadar insan doğasını çözmek ve anlamak daha avantajlıdır.

İdeal olan herkes için eşit,daha iyi fırsatlar olan, daha mutlu ve konforlu hayat sahibi olmak iken gerçekte olan ise bir avuç zengin tüm parayı elinde tutarken geriye kalan milyarlar ise sıkıntı çekmektedir ve bu sorun çözülemeyecektir. Sadece bazı ülkeler alt standartlarla üst standarların arasında ki farkı azaltmıştır(İsveç,Norveç vs)

İnsana dair ideal olanlar her alanda belirlenmiş fikirleri kapsar. Bizde ahlaki olarak idealistlik vardır. Masumlara zarar vermek ahlaksızcadır ve insanlar buna tepki gösterir. Bir kediyi döven insana ,diğer insanlar tepki gösterir çünkü bu ahlaksızcadır. Bir kadını döven erkeğe toplum tepki gösterir, tecavüzcülere ve hırsızlara toplum ahlaki olarak tepki gösterir.

Tüm ideal dayatmalara rağmen bunlar olmaya devam etmektedir ve olacaktır da.

Dinlerin amacı zaten insan doğasını kontrol altında tutmaktı ancak başarısız bir projeydi dinler. İnsanı daha az bencil ve daha inançlı yapmaya çalıştılar ama olmadı. Gücün dağılımı dinde kendine yer buldu ve sistem değişmedi. Dinler de temelde güçsüzü korumayı amaç edinmesine rağmen , tüm öğretileri gücün kısıtlanması olmasına rağmen yeni zalimler yaratmayı başarmıştır. Dinler insanların büyük ordular halinde birbirini öldürmesine neden olan yeni bir fanatizm doğurmuştur. İnsan zaten kendi geninden olmayanı önemsemezken bu seferde tamamen din dışındakileri öldürmeye odaklanmış ve buna motivasyon sağlamıştır.

Dine yöneltilen eleştirileri genelde din alimleri teorik olarak cevaplar ve pratik olanla kıyaslanmaması gerektiğini söyler. Pratikte bir dindarın yaptığından dolayı dini suçlayamazsınız çünkü idealde olan o değildir. Evet dinler de tıpkı komünizm gibi idealde kalmaya ve gerçek hayatta %100 başarıya ulaşamamaktadır. Teorik olan pratikte işlevsiz ve saçmalıktır. O yüzden gerçek din bu değil veya gerçek komünizm bu değil bunlar hep yanlış anlıyorlar argümanıyla dini ve komünizmi savunurlar.

Dinler başarısız projedir çünkü insan doğasını fazla şekillendirmeye çalışmışlardır. İnsanın doğasına ters olan kurallara ve inançlara gömülmesine neden olarak insan ırkını zayıflatmıştır. Sosyal inşaaların en önemli ve tek basamağıdır. Din olmadan toplum olmuyor(bu yüzyılda ise hümanizm dinine inanıyoruz). Dinler insanın gelişen sosyal ihtiyaçlarına cevap verseler ve iyi fikirlere sahip olsalarda saçmalıktır. Bir tanrı yok ve hiç olmadı. Dinler tamamen mantıksızdır ve inanç aldatıcıdır. Yüzlerce dinin var olması da ayrı bir ironidir ve hepsi kendisinin doğru olduğunu iddia eder.

Tüm ideallerin ortak sorunu insanı mantıklı düşünen zeki olarak tanımlamaktan kaynaklanıyor. İnsanın tek derdi iyi olmak ve mutlu olmak olsaydı inanın bunlar zaten OLURDU. İnsan bencil ve stratejik varlıktır.
Bencillik onun genlerine işlenmiş kodlardır ve bunun çözümü yoktur.

İnsanlar statüye önem verirler çünkü bu onları iyi hissettirir.Sosyal canlıların tümü statü mücadelesi verirler. Bu mücadele dişi ve erkekler arasında ise farklılıklar gösterecektir. İnsanda erkek güçlü ve aktif cinsiyet olduğu için gücü bizzat elde etmiştir. Dişiler ise güçlüyle seks takası yaparak güce dolaylı yoldan sahip olma amacı güderler. İnsan hakkında konuşurken onun her zaman üstün ve özel olmak istediğini unutmayın. Erkekler gücü daha çok dişiyle seks yapmak için isterken, dişiler ise yavrunun en güçlü erkekten olmasını isterler. Evrimin genetiğe kodladıkları bunlardır.

Evrim canlılının “mutluluğunu” önemsemez. Onun hayatta kalma ve üreme başarısıyla ilgilenir. Bu bizim mutlu olmak için değil hayatta kalmak için tasarlandığımızın basit bir ispatıdır. O yüzden fazla idealist ve romantik olmak; gerçeğin kendisinden kaçmaktır.

İdeal olarak para konusunu geçtiğimize göre ilişkilere göz atalım.

İdeal erkek ve kadın ilişkisi nasıl olmalıdır?
Bir erkek olarak ideal düşündüğüm şey şunlardır :

* O özel kadınla tanışırsın. Onun gülüşünce ve bakışında huzur bulursun. Onunla konuşmak istersin sürekli onunla beraber olmak istersin. Ona iyi davranırsın,sorunlarını dinlersin ve ona yardımcı olursun. Güzel zaman geçirmeye başlarsınız ve ikinizde aşıksınızdır. Hayat boyu beraber mutlu  yaşarsınız ve evlenip güzel bebekler yaparsınız. Asla ona hakaret etmezsin ve asla elini kaldırmazsın o senin kadınındır ve özeldir.

Bakın ideal bir Hollywood tarzı aşk yazdım. İlişkilerden beklediklerimiz de buna benzer şeylerdir. Aşık olmayı ve bu tür gerçek aşkları yaşamaya çalışırız ama gerçek hayatta bunlar olmaz.

Gerçek hayatta yalanlar,arkadan iş çevirmeler,aldatmalar,kandırmalar, çıkar savaşları, terk etmeler vs neler olur neler. O yüzden insanlar hayallerde ki aşkı beyaz perdede bulup gerçek dünyada “ühühü gerçek aşk yok kadın/erkek çok bencil ühgü” diye ağlıyorlar. İyi davranmak anca kendinizi sömürtmenize neden olur ve istediğinizi elde edemezsiniz.

Bu dediklerimi yapan “iyi çocuklar” kızlar tarafından böcek gibi görülür ve önemsenmez.

Kadınlara iyi davranmak çok mantıklı ve ahlaki olarak doğrudur ancak kadın ona değer vermeyen birisinin kölesi olmaya bile razı olabiliyor. Bir çok erkek bu durumu mantıken anlayamıyor çünkü kadın mantıklı düşünse kendisine değer veren ve ilgilenen birisiyle aşk yaşamalıdır ona kötü davrananla değil. Gerçek hayatta işler mantığa bakmaz. kadınlar duygularının kontrolündeki birer robottan öte bişey değildir. kadınlar gücü arzular ve güçlü erkekle beraber olmayı isterler.

Bu adam seri katil bile olsa kadın onu efendi iyi adamdan daha çok arzulayacaktır. Ted Bundy’ ye gelen kadınların yazdığı mektuplar bunun en iyi örnekleridir.

Ayrıca idealde tek eşlilik mantıklıyken gerçekte alfa erkekleri harem kurarken betalar kadınsız kalmaktadır. Dan Bilzerian vari adamlarla kadınlar neden takılır ki? Mantıkla bunu açıklayamazsınız ama evrimsel psikoloji bunu basitçe açıklar. Kadınlar gücün kölesi olmayı arzularlar güçlü bir erkeğin seks kölesi olmayı iyi bir adamın karısı olmaya tercih eden varlıklardır.

Sonuçta erkek kadında gençlik güzellik ararken, kadında erkekte iyi genler ve gücü arıyor. Aşk dediğimiz şey günlük hayattan bağımsız değil. Ayrıca erkeklerin güzel kadınlara aşık olması  ve kadınların güçlü erkeklere aşık olması tesadüf değildir. Bebek yapma oyununun basit kurallarıdır bunlar.

Çirkin kadınlar ve çirkin,fakir erkekler aşk oyununun acılı kaybedenleridir.

Gerçekler acıdır ve bunları kabullenmek istemez insanlar…

Kadınlar hakkında ki tüm bu gerçekler ideal olana terstir. Kadınların bu eş seçim kritlerleri tamamen mantıksız görünür ama stratejiktir. Kadınlar hipergamik erkekler ise poligamiktir.

İdealde aldatmak “karaktersizlikle” açıklanır.  Aldatan karaktersizdir vs diye söylenir ancak aldatmak “Stratejiktir”. Erkek ve kadın farklı aldatma stratejileri izler. Erkek daha çok sperm yaymak , kadın ise en iyi spermi bulmak için var olan uzun süreli eşini aldatacaktır.

Ayrıca kadınlar ve erkekler ilişkilerden farklı beklentiler içerisindedir.Bu yüzden çatışmalar ortaya çıkar, küslükler kavgalar vs olur. Mantıklı olan “güzel güzel geçinmek” iken niye birbirlerini yiyorlar ki?

Gerçekte ise erkek kadından daha çok seks bekler ve daha seksi olmasını ister. Kadın ise doğru erkeği seçtiğinden her zaman emin olmak ister.Bu yüzden testler tanışmadan ölene kadar devam eder. Kadında ki”erkeğim güçlüyse yanında kal,erkeğim güçsüz ise yeni güçlü erkek bul” stratejisine programlanmıştır. Erkek iyi davranmama rağmen neden aldatıldım veya terk edildim diye düşünüyorsa olay güçsüzlüğünden kaynaklanmaktadır.

Kadınlar iyilikten çok gücü önemserler o yüzden ideal kadınlar çizmekten vazgeçin. Kadınlar birbirlerine o kadar çok benzer ki inanın belli noktadan sonra asla şaşırmazsınız.

İdeal erkek ise dürüst,güvenilir ve iyi bir insan olması beklenen kişidir. Erkekler de de işler aynı gitmez. İdeal erkek birer balondur tıpkı isa karakteri gibi.

Erkekler katillerdir ve tarih bunun trajikomik kahramanlık hikayeleriyle doludur. Biz sizi daha çok öldürdük veya siz bizi öldürdünüz hikayesinden başka bişey değildir.

Erkekler vahşi ve eğlence için uç şeyleri yapabilecek varlıklardır. Gücü zevk için kullanan ve diğerlerine hayatı cehennem eden varlıklardır. Türlü işkenceler ve metotları var eden rakiplerine ve düşmanlarına akıl almaz şeyler yapan varlıklardır.

Kadınlar hakkında ki tüm bu gerçekler ideal olana terstir. Kadınların bu eş seçim kritlerleri tamamen mantıksız görünür ama stratejiktir. Kadınlar hipergamik erkekler ise poligamiktir.

İdealde aldatmak “karaktersizlikle” açıklanır.  Aldatan karaktersizdir vs diye söylenir ancak aldatmak “Stratejiktir”. Erkek ve kadın farklı aldatma stratejileri izler. Erkek daha çok sperm yaymak , kadın ise en iyi spermi bulmak için var olan uzun süreli eşini aldatacaktır.

Ayrıca kadınlar ve erkekler ilişkilerden farklı beklentiler içerisindedir.Bu yüzden çatışmalar ortaya çıkar, küslükler kavgalar vs olur. Mantıklı olan “güzel güzel geçinmek” iken niye birbirlerini yiyorlar ki?

Gerçekte ise erkek kadından daha çok seks bekler ve daha seksi olmasını ister. Kadın ise doğru erkeği seçtiğinden her zaman emin olmak ister.Bu yüzden testler tanışmadan ölene kadar devam eder. Kadında ki”erkeğim güçlüyse yanında kal,erkeğim güçsüz ise yeni güçlü erkek bul” stratejisine programlanmıştır. Erkek iyi davranmama rağmen neden aldatıldım veya terk edildim diye düşünüyorsa olay güçsüzlüğünden kaynaklanmaktadır.

Kadınlar iyilikten çok gücü önemserler o yüzden ideal kadınlar çizmekten vazgeçin. Kadınlar birbirlerine o kadar çok benzer ki inanın belli noktadan sonra asla şaşırmazsınız.

İdeal erkek ise dürüst,güvenilir ve iyi bir insan olması beklenen kişidir. Erkekler de de işler aynı gitmez. İdeal erkek birer balondur tıpkı isa karakteri gibi.

Erkekler katillerdir ve tarih bunun trajikomik kahramanlık hikayeleriyle doludur. Biz sizi daha çok öldürdük veya siz bizi öldürdünüz hikayesinden başka bişey değildir.

Erkekler vahşi ve eğlence için uç şeyleri yapabilecek varlıklardır. Gücü zevk için kullanan ve diğerlerine hayatı cehennem eden varlıklardır. Türlü işkenceler ve metotları var eden rakiplerine ve düşmanlarına akıl almaz şeyler yapan varlıklardır.

Kardeş kardeş geçinmek varken kan dökmek niye sorusu mantıklıdır. Erkeklerde ki bu şiddete eğilim nedir niye var?

Olay doğada kaynakların sınırlı olmasından kaynaklanan agresif bir rekabet kuralından gelir. Kaynakları başkasıyla paylaşmaktansa başkasını yok etmek iki kat avantajlı stratejidir. Bu durum ise katillerin avantajına , beceriksiz katillerin ise yok olmasına neden oldu.

Erkeklerde kendi grubundan olmayanı tehdit olarak algılama ve saldırma eğilimleri vardır.Bu sürü psikolojisinin uç bir örneğidir ve dinde,ideolojilerde,futbol takımlarında kendini kolaylıkla gösterir.

İdealde hayat toz pembe olmalı, hepimiz mutlu ve huzurlu olmalıyız. Para eşit, hepimiz aşık olduğumuzla evliyiz, çocuklarımız çok güzel ve mutlu, insanlar kavga etmiyor ve herkes eşit vsvs.

Bunlar olmayacak şeylerdir çünkü insan dedikodu yapan sosyal varlıktır. Dedikodunun amacı gruptaki diğer kişilerle bilgi paylaşımı, strateji oluşturulmasıdır.
O yüzden insanlar diğerleri kimin kiminle dost,sevgili olduğu ve ne kadar şeye sahip olduğuyla doğrudan ilgilenir. dilimiz bile sırf dedikodu yapabilmek için evrilmiştir. insanlar günlük hayatta bilim,felsefe,sanat konuşmak yerine sürekli dedikodu yapıyorlar bunun sebebi ise evrimsel bir silah olmasından kaynaklanıyor. Dedikodunun amacı gruptaki sahtekarı tespit etme görevide taşımaktadır.

İdeal de kadın-erkek eşitliği de mantıklıdır ama gerçekte ise potansiyel strateji farkları vardır. bu yüzden feminist fikirler saçmalıktan öte bişey değildir.

Kadın ve erkekte farklı evrimsel süreçler meydana gelmiştir.

Erkekte testosteron varken kadında östrojen vardır.

Erkekte kas gelişimi çok fazlayken kadında bu olmamıştır. Erkek fiziksel gücüyle kadını istismar edebilirken (taciz,tecavüz,fiziksel şiddet) kadında ise riyakarlık gelişmiştir. Yani kadın erkeği öfkelendirecek şeyleri söylememiş her zaman arkadan iş çevrimeyi öğrenmiştir. Kadınlar mükemmel yalancı olma stratejisine sahiplerdir.
Eğer kadın erkeği öfkendiren gerçekleri söyleseydi erkek ona zarar verebilirdi. o yüzden kadınlar yeni erkek bulmadan diğerinden ayrılmaz, aldatsa asla izini belli etmez ve kolayca yalan söyleyip manipüle edebilir.Sonuçta erkeğin cinsel zaafları fazlasıyla vardır ve her kadın bunu bilir.

Kadın erkek eşitliği teoride bile sağlanamıyor ve feministler bu duruma çıldırıyor. Kadının doğasında ki güçlü erkeğe bağlanma olayını inkar edip yanlış fikirlerin peşinden koşmak trajikomiktir.

feministler genelde çirkin olurlar çünkü erkeklerin ilgisinden mahrum kalırlar. Tıpkı çirkin ve fakir erkeklerin kadınlardan nefret etmesi gibi.

Feministler doğaları gereği riyakar davranıp fazla hak istiyorlar ve gerçeği göremiyorlar. Kadının doğasını inkar etmek aptallıktır. Kadının doğası zayıf ve güçsüzdür bu yüzden güçlü erkek ararlar. En feministin bile en temel arzusu ona boyun eğdirecek güçlü bir erkektir.

Feminist ideolojiye kalsa kadınların hep iyi çocuklarla seks yapması gerekiyor ama kadınlar yine çekici ve erkeksi erkeklerle seks yapıyorlar. İdeala göre değil doğalarına göre hareket ediyorlar. O yüzden feminizm saçmalıktan öte bişey değildir. Beyaz şovalyeler ve beta erkekler asla seks yapamayacaklar çünkü güçsüzler.

Genel olarak idealist olanlar : İnsan eşitliği, paranın eşit dağılımı, aşk masalları, kadın erkek eşitliği, iyilik ve ahlakçılıktır.

Dinler, komünist fikirler, hümanist fikirler, feminizm gerçek olanı yönlendirmeye çalışan saçma şeylerdir ve bu konuda başarısızdırlar. Gerçekte olan tek şey insan doğasının ta kendisidir.

İnsan doğası tüm idealleri delip geçecek kendi güce olan tutkusunu ortaya çıkaracaktır. Bu durum asla değişmey


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×