İnsanın doğasını genelde genetik ağırlıklı açıkladığım ve kültür etkenlerini bir çok noktada ihmal ettiğimin uzun zamandır farkındayım. Bu yüzden bugün insanın kültürel açıdan da olaya yaklaşacağım. Bu alan genelde sosyoloji biliminin alanına giriyor ve sosyolojiyi de fazlasıyla severim.
Kültür nedir? Hemen tanımına bakıyoruz.
Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin
Kültürün sadece insanda olmasının temel sebepleri ; gelişmiş zeka, alet yapabilmek, gelişmiş dil ve iletişim sistemleri,ateşin kullanımıdır.

Ayrıca insanlar bilinç sahibidir ve bunun etkisiyle “kendi genetiğinin etkisine karşı koyabilicek güce” sahiptirler. Zekanın fazla gelişimi ve bilincin oluşumu genetik olarak gelen bir çok davranışın yapılmamasında etkili oluyor. Zeka, genlerin zorbalığına ve bencilliğine karşı koyabilecek tek şeydir.
İnsanın genetik yapısı esnektir ve bu sayede insan yetiştiği çevreden fazlasıyla etkilenir. Aynı genetik yapıdaki bir bebeği Norveçte büyüttüğünüzde farklı, Hindistanda büyüttüğünüz de farklı olacaktır halbu ki genetiği aynıdır. Bunu genetikle değil sadece çevre etkisiyle açıklayabiliriz.Bu zor soruyla başka yazıda ilgileneceğim.
Kültürün ortaya çıkışı bir ihtiyaçtan kaynaklanmıştır ve tüm toplumlarda kültür ögeleri vardır. Kültürün temel taşı dildir ve dil sayesinde aktarılabilir.
Dil ve düşünce tamamen birbirlerine bağlıdır. Dil ile düşünülür ve dil ile düşünce aktarılır. Bu düşünceler zamanla kültüre dönmeye başlarlar. Tüm bunların temel kökeni beynin büyümesi ve zekanın artmasıdır.
Kültürün ilk ortaya çıkışıda insanların bilgiyi ve bazı inançları diğerlerine aktarma ihtiyaçlarındandır. Gelecek nesillere de kültürel ögeler aktarılmaya başlandı. Bu durum insanlara bilgi açısından avantaj sağlarkende bilgininde gelişimi sağlandı.
İnsanlar alet yaptıkça beyinleri gelişti, beyinleri geliştikçe daha iyi aletler yapmaya başladılar. Teknolojik ilerleme de kültürel birikim ve toplu işbirliğiyle mümkün olmuştur.İnsan diğer canlılara kıyasla genetik kodunda çok az bilgi taşır. Nasıl avlanacağı genlerinde yazmaz sonradan öğrenir. Bu insan bebeklerinin çevre tarafından şekillendirilmesi konusunda inanılmaz bir özellik taşır.
Kültürel evrim genetik evrimden fazlasıyla hızlıdır ve insanlar kısa sürede kültürel evrimleri sayesinde mağara yaşamından son çağa kadar gelebilmişlerdir. Bu süreçte genetik değişim çok düşük seviyededir. Biz avcı-toplayıcı genlerine sahip modern kültürde yaşayan insanlarız.. Genetik değişiklik yaşamaksata kültür herşeyi değiştirdi.
Kültür insanın hayatında ki herşeyi etkiler. İnsanlar arası ilişkileri, eşleşmeleri,bilgiyi,inançları vs.

Kültürel evrim avcı toplayıcı dönemde yavaştı çünkü bazı gelişimlere zaman ve fırsat olmamıştı. Tarım devrimiyle beraber kültürel ve sosyal inşaalar ortaya çıktı. Daha önce insanlar arasında sosyal sınıflar yoktu. Tarım devrimiyle köylü,din adamı,asker ve krallık gibi sosyal sınıflar ortaya çıktı.Normalde avcı Toplayıcıl hayatta eşit olan bireyler yeni bir sistemde eşitsiz yaşamaya başladılar. Tarım devrimi geri dönülmez bir yaşam tarzını ortaya çıkarttı.
Avcı toplayıcıların mistik ve animist inançları varken, tarım devrimiyle yeni dinler ortaya çıktı. Dinler toplumu bir arada tutan ve genetik olmayan bireylerin ortaklığını sağlayan en iyi icattır. Çok tanrılı ve tek tanrılı dinler giderek daha fazla inanana ulaştı. İnsanın doğası tamamen değişti.
Tarım toplumlarında krallıklar kurulmaya başlandı. Bir sınıf çalışırken diğer sınıflar başka işlerle uğraşıyordu. Tarım devrimiyle yiyecek sıkıntısı belli bir noktaya kadar çözüldüğü için çalışmadan yaşayabilen soylularda ortaya çıktı.Soylular aslında felsefe,bilim ve sanat gibi etkinliklerinde kurucularıdır. Bir insan sürekli çalışırsa asla etrafta ne olup bittiğini çözecek zamana sahip olmaz. “Boş zamanı olan insanlar düşünebilirler”. Boş zamanı olan ve karnı tok olan bazı soylu erkekler etrafta ne olup bittiğine dair bişeyleri merak etmeye düşünmeye başladılar. Bir çok şeyin doğuşu çalışmaktan kurtulan insanlar sayesinde olmuştur.
Tarım devrimi kültürün aşırı güçlendiği zamanlardır.Ataerkil,geleneksel ve dinsel yeni toplumlar ortaya çıktı. Eski kabile hayatında çok eşli alfa erkeklerin yerini herkesin tek eşli olduğu sosyal sistemler aldı. Toplumun alfa erkekleri olan rahipler cinsellikten uzak duruyorlardı. Bu tamamen üreme içgüdüsüne ters olan bişey ve rahipler bunu kendileri isteyerek yapıyorlardı. Bu düşüncenin genlere baskın gelmesinin en etkileyici örneğidir.
İbadet haneler, askeri kışlalar, tahıl depoları, daha sağlam evler, imparatorluklar,devlet yasaları vs tamamen tarım devrimiyle ortaya çıkan sosyal sistemlerdir. Bu sistemler öylesine başarılı olmuşlardır ki tüm dünyaya yayılmışlardır.
Dinin toplumu birleştirmede ki gücü inanılmazdır. Genetik bağı olmayan bireyler birbirlerini kardeş görüyor ve beraber iş birliğinde bulunabiliyordu. Bu işbirliği ticareti de doğurdu. Yeni bir sınıf daha ortaya çıktı; tüccarlar. Dünyada bir çok yerden diğerine ürünler takas edildi veya para kullanıldı. İhtiyaca göre yeni şeyler icat ediliyordu. Mesela tekerleğin icadıda ticareti aşırı hızlandırmıştır.
Farklı coğrafyalarda farklı dinler,giyim tarzları, yaşam biçimleri ortaya çıktı. Kültürler temel olarak benzer özellikler göstersede ciddi farklılıklar barındırıyordu.
Tarım dönemi 10.000-15.000 yıl kadar sürmüştür. Bu dönem belli gelişmelerin de yaşandığı dönemdir. Çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere geçiş, büyük imparatorlukların doğuşu, büyük ticaret yolları gibi şeylerin doğuşunu sağlamıştır.
Avrupada olab reform ve rönesans hareketleriyle birlikte düşünsel alanda değişim yaşanmış ve hümanist bir bakış açısı doğmuştur. Bu gelişmeleri Fransız İhtilali ve Sanayi Devrimi izlemiştir. Bunlardan önce de bilimsel devrim olmuştur.
Sanayi devrimi toplumsal hayatı çok değiştirmiş köylerden büyük kentlere göç başlamış, milyonlara ulaşan şehirler ortaya çıkmıştır. Yeni sınıflar ortaya çıkmıştır; işçiler ve patronlar…
Modern bilimin doğuşuyla ve gelişen teknolojiyle bugünlere kadar gelen bir kültürel serüvene sahibiz.
Kültürel evrim yüzlerce sayfalık bir kitap konusu ve bir yazıda açıklanamayacak kadar derin bir konu. Sadece avcı-toplayıcı yaşamdan tarıma geçiş çok özel bir konudur ve anlatmam yüzlerce sayfa alacaktır. Yeni dinlerin karakteristiği,yeni sınıflar vs bunları mikro ve makro ölçekte tek tek incelemek gerekiyor. Aynı bölgede bile yüzlerce çeşit farklı kültür olduğu da hesaba kattığımızfa işler çok karmaşık bir hal alıyor. Geçmişe dair bir çok şeyde tahmine kalıyor.
Ayrıca tüm düşünceler,felsefi akımlar,dini akımlar, kültürel akıntılar vs tek tek incelenmelidir. Mesela milliyetçiliğin doğuşu veya komünist fikirler gibi.
Kültürün maddi ve manevi ögeleri de var. Bunlarında açıklanması zaman alıyor.
O yüzden kültürel evrim konusunu burada noktalayıp sosyal normları anlatmak istiyorum.
Sosyal normlar toplumda yazısız olan ama yaptırım gücü olan kurallardır. Sosyal hayatın getirdiği bazı davranış sınırlarıdırlar.
Mesela toplumuna göre normlar değişir. Bir yerde ayıp olan diğer yerde serbesttir. Yemek yeme şekilleri, düğün ve cenaze gelenekleri gibi şeyler fazlasıyla değişir.
Normlar fazlasıyla önemlidir. Bir toplumda kadının açık giyinmesi yasak olabilir diğer toplumda ise serbesttir. Davranışların çoğu bu normlara göre belirlenir. Aynı yerde bile norm değişimleri yaşanır.

Mesela bazı şehirlerde erkeğin küpe takması ayıplanırken diğer yerde normal karşılanır. Bu normlara iyi bir örnektir.
Kimi yerde düğünler 1 gün sürer kimi yerde 3 gün, hangi yemek yapılır vs bunlar değişiklik gösterir. bu geleneğe uymayanlar ayıplanır.
Sosyal normlar fazlasıyla değişkenlik gösterir. İnsanların inançları,ekonomik durumları,coğrafyaları, gelenekleri vs aynı genetikte olmalarına rağmen kültürden kültüre göre değişir.

Türkiyede yaşayan birisiyle Avrupada yaşayan birisi arasına genetik fark yoktur bu tamamen kültürel farklardır. Kültür herşeyi değiştirir.
Kültürel farklılıkların medeniyetlerin gelişimine, teknoloji, bilim sanat gibi alanlara etkisine ise başka yazılarda değineceğim. Konuyu çok uzatmadan basitçe tanımlamış oldum. Detayları farklı yazılarda anlatacağım. Dönemlerin düşüncelerini ve hayata bakış açılarını açıklayacağım. Mesela tarım döneminde hayat veya sanayi döneminde hayat gibi..
Sonra düşünce akımlarını da anlatacağım. Yeni bir serüvene hazır olun…