Merhaba sevgili Yaşamın Pratik Gücü okurları, bu makalemde bir erkeğin gelişiminde önemli gördüğüm duygusal güç konusunu anlatacağım.
Hayat çok zor bir yer olabilir.
İşlerin bozulabilir. Güvendiğin birisi seni yarı yolda bırakabilir. İlişkin bitebilir. Uzun süredir uğraştığın bir şey istediğin sonucu vermeyebilir.
Bazen birkaç sorun arka arkaya gelir. Daha birini toparlayamadan diğeriyle uğraşmaya başlarsın.
Böyle zamanlarda yalnızca ne bildiğin değil, olanlara nasıl karşılık verdiğin de önem kazanır.
Benim duygusal güç dediğim şey, yaşadığın sıkıntının içinde hareket edebilecek durumda kalman. Öfkenin, korkunun veya üzüntünün seni sürüklediği her şeyi yapmaman.

Dünyayı Anlamak
Duygusal gücümde, hayatın kolay bir yer olmadığını kabul etmenin önemli bir payı var.
Her şey adil olmayacak. Her insan verdiği sözü tutmayacak. Doğru yaptığın bir iş bile istediğin sonucu getirmeyebilir.
Bunu kabul etmek, başına gelen her şeye boyun eğmek anlamına gelmez. Sadece bütün enerjini “Böyle olmamalıydı” cümlesinde harcamazsın.
Oldu. Şimdi ne yapacaksın?
İşinde haksızlığa uğradıysan elindeki seçenekleri öğrenirsin. Birisi güvenini kötüye kullandıysa onunla ilişkini yeniden değerlendirirsin. Planın bozulduysa başka bir plan hazırlarsın.
Hayatın zor tarafını görmek sana hareket alanı kazandırsın. Herkese şüpheyle bakıp hiçbir şey yapmayacağın bir noktaya götürmesin.
İlk Tepkinle Kararını Birbirinden Ayır
Tüm kaosun ortasında sakin kalabilmek benim için gerçek bir güçtür.
Ancak sakin kalmak, içinde hiçbir şey hissetmemek demek değil. Sinirlenebilirsin. Üzülebilirsin. Kendini haksızlığa uğramış hissedebilirsin.
Önemli olan, ilk tepkinle verdiğin kararın aynı şey olmak zorunda olmadığını görmen.
Sinirlendin diye o mesajı hemen göndermek zorunda değilsin. Bir tartışma yaşadın diye bütün ilişki hakkında o anda karar vermen gerekmiyor.
Telefonu bırakabilirsin. Konuşmaya ara verebilirsin. Söylemek istediğini toparladıktan sonra geri dönebilirsin.
O an kendini güçlü göstermek için yaptığın hareket, ertesi gün düzeltmek zorunda kaldığın bir hataya dönüşmesin.
Başkalarının Tepkisine Fazla Güç Verme
Eski yazıda temel sorunlardan biri olarak başkalarının ne düşündüğünü aşırı önemsemeyi saymıştım.
Birisi seni beğenmediğinde bütün günün bozuluyorsa, bir eleştiri duyduğunda kendin hakkında bildiğin her şeyi sorguluyorsan dışarıdaki tepkilere fazla güç veriyorsun.
Eleştiriyi dinle. İçinde doğru bir şey varsa al. Ama her insanın fikrini kendin hakkında kesin hüküm sayma.
Aynı şey kadınlarla ilişkilerde de geçerli.
Bir kadın seninle görüşmek istemeyebilir. Bu canını sıkabilir. Fakat o cevabı alıp bütün değerini onun üzerine kurma.
Kendine saygın, tek bir insanın seni isteyip istememesine bağlı kalmasın.
Sızlanmanın İçinde Takılı Kalma
Bir sorunu anlatmakla aynı şikâyeti sürekli tekrarlamak farklı şeyler.
Güvendiğin birisiyle konuşabilirsin. Yardım isteyebilirsin. Bilmediğin bir konuda danışabilirsin.
Ama haftalardır aynı olayı anlatıyor ve hiçbir adım atmıyorsan bir noktada kendine sorman gerekiyor:
“Ben şu anda çözüm mü arıyorum, yoksa aynı yerde mi dönüyorum?”
Sorunun tamamını bugün çözemeyebilirsin. Yine de küçük bir adım seçebilirsin.
Yapman gereken bir görüşme, öğrenmen gereken bir bilgi veya alman gereken bir karar olabilir. Önündeki işi belirle.
Her şeyi aynı anda taşımaya çalışmak yerine sıradaki somut işle ilgilen.
Günlük Hayatını Sürekli Dağıtma
Bir şey ters gittiğinde bütün düzenini bırakmak işleri daha da zorlaştırabilir.
Uykunu tamamen bozuyorsun. İşlerini erteliyorsun. Arkadaşlarınla görüşmüyorsun. Bütün boş zamanında aynı olayı düşünüyorsun.
Böyle bir dönemde kendinden kusursuz performans bekleme. Fakat yapabileceğin temel işleri de tamamen bırakma.
Günün içinde yerine getireceğin birkaç sorumluluk olsun. Dinlenmeye ve güvendiğin insanlarla konuşmaya alan ayır.
Duygusal gücü sadece kafanın içinde verilen bir mücadele gibi görme. Nasıl yaşadığın, nelere zaman ayırdığın ve kimlerle iletişim kurduğun da önemli.
Güçlü Olmak İçin Her Şeyi Tek Başına Taşımak Zorunda Değilsin
Bir şeyi söylemek gerekiyor: Üzülmek veya yardım istemek seni güçsüz yapmaz.
Depresyonu da “Yeterince sağlam olsaydım olmazdı” diye açıklama. Depresyon bir sağlık sorunudur; kişisel gelişim tavsiyeleri onun değerlendirilmesinin ve tedavisinin yerini tutmaz.
Sıkıntın sürüyor, günlük hayatını ve sorumluluklarını belirgin biçimde etkiliyorsa bir psikolog veya psikiyatristle görüş.
Sorunu kabul edip uygun desteği aramak da sorumluluk almaktır.
Benim bu yazıda anlattığım, günlük hayatın zorlukları karşısında davranışlarını daha iyi yönetmek. Her durumda etkilenmeden duran bir taş olmak değil.
Duygusal dayanıklılık, hayatla baş edebilecek kalbe sahip olmaktır.
Başına geleni gör. Ne hissettiğini kabul et. Sonra yapabileceklerini belirle.
Her şey senin kontrolünde olmayacak. Ama vereceğin karşılık üzerinde çalışabilirsin.
Sağlam durmak bazen konuşmak, bazen susmak, bazen sınır koymak, bazen de yardım istemektir.
Gücünü, içinde bulunduğun durumu daha iyi yönetmekte kullan.
Sağlık bilgisi için kaynak: NIMH — Depresyon.
Çok güzel bir yazı bunu alip evin duvarina asmak lazim.