Özel bir konuya çok özelce değineceğim. Bu yazıyı kesinlikle okumalısın kendi mutluluğun için…
Çağımızın en büyük sorunu “Tüketim Çılgınlığı”.
İnsanlar neden bu kadar çok tüketmeye endeksli?
Tüketim bizim doğamızda mı var yoksa kapitalizmden dolayı mı var?
Ve başka sorular ve daha çok sorular…
Canlılığın en güçlü 2 özelliği Hayatta kalmak ve üremek.
Her canlı kendi genlerini aktarmak için aşırı bencil olucak ve stratejik davranacaktır.
Hayat genlerin savaşıdır ve biz ise onların icat ettiği birer robotuz.
Biz sapiensler çok zor doğa şartlarından ve kendi türümüz içindeki büyük savaşlardan geçerek geldik bu günlere.
Doğada Kaynaklar çok azdı ve iyi değerlendirilmeliydi. Toplumda cinsel rekabette fazlasıyla vardı. O yüzden kaynaklar önemliydi ve ulaşılamazdı.
500 yıl önce yaşayan birisi için tatlı yiyebilmek çok lükstü.
İnsanlık olarak çok yeni bir çağın çocuklarıyız.
Doğanın seçilim baskısını çok aza indirdik.
Yiyecek bulmak çok kolaylaştı.
Kimse yarın açlıktan öleceğini düşünmüyor.
Daha 50 yıl önce insanlar açlıktan ölüyordu.
100 yıl önce Hindistan’da 10 milyon insan açlıktan öldü.
Tarih boyunca yaşadığımız en rahat çağdayız.
Bir sorun var neden çok mutsuzuz?
Bu kadar rahatlıkta neden depresif ve mutsuzuz?
Sebepleri aslında çok yönlü..Bu konuda kitap yazabilirim bile..
Bizim genlerimizde aşırı bir bencillik vardır. Kaynakları kendimiz ve sonra ailemiz için kullanmak stratejik olarak avantajlıdır. Kendi genlerimizi yayma stratejisini güderiz. Genleri ne kadar çok yayabilirsek o kadar hayatta kalma şansımız artar. Eskiden doğan her 3 çocuktan 1 tanesi ölüyodu 3 yaşını geçemeden. Bu oran 1000’de 17 düşürüldü.
Kendimiz için çok tüketmek isteriz.
Dünya kaynaklarının %95 kadarı erkeklerin elindedir. Bu onların hayatta kalma hırsını besler ve üremelerini kolaylaştırır. Kadınları cezbetmekte ekonomik kaynaklar aşırı önemlidir.
Her erkek hem daha iyi yaşamak için hem kendini topluma kanıtlamak için hem de daha güzel kadınlarla seks yapmak için ekonomik kaynaklarını geliştirmeye çalışır.
Bu sisteminde doğal bir kendine özgü yolu vardır. Büyüdükçe ekonomik işler zorlaşır ve karmaşıklaşır.
Bu yüzden her erkek daha çok kaynağa yani paraya sahip olmak ister.
Kadınlarda hem kendileri kolay yaşasın hemde doğacak çocuk rahat yaşasın diye ekonomik kaynaklara fazlasıyla önem verir.
Bu bizim tüketimde lüks merakımızı açıklar.
Erkekler çok pahalı takım elbiseler, lüks araçlar ve evler alarak çekici dişileri etkilemeye çalışır.
Kadınlar ise daha seksi giyinir, fiziksel özelliklerini daha çok ön plana çıkarır.
Erkeklerde daha atletik olmak için çabalar, edebiyat yaparlar, sanatla ilgilenir vs hepsi aslında temelde dişilerin ilgisini çekmek içindir.
Sosyal medyayı sadece daha çekici eşleri cezbetmek için kullanırız.
KADINLAR HER ZAMAN DAHA YAKIŞIKLI,ZENGİN,BAŞARILI,ATLETİK vs erkekleri ararlar.
ERKEKLER HER ZAMAN DAHA GENÇ,GÜZEL VE SEKSİ kadınları ararlar.
Çiftleşme bir savaş gibidir zayıflara yer yoktur.
Doğada dişi değerlidir. Erkeğin ise başarılı olanı değerlidir.
Bütün bu gerçeklerin üzerine toplum kültürleri ve dinleri inşa etmiştir çünkü birlikte yaşamak için “ortak inançlara” ve “kültür” ihtiyaç vardır.
Kültür ve din insanı daha çok cömert,yardımsever olmaya zorlamıştır.
Birbirleriyle genetik aktabalığı olmayan bireylerin birbirlerini öldürmeden yaşamalarıno sağlamıştır. Toplumsal ahlak kuralları oluşmuştur. Güçlünün güçsüzü aşırı ezmesi önlenmeye çalışmıştır.
Hipergamiden elenen erkeklerin tecavüze ve suça yönelmesini engellemek için görücü usulü evlilikler yapılmıştır.
Tüm bu yalanları doğamızı baskılamak için icat etsekte doğamız asla şaşmaz. Baskılasakta her zaman bir yerden patlak verir.
Erkekler kadınlarını daha çekici bir erkeğe kaptırmaktan korktukları için kadınlar üzerinde çok sert ahlak kuralları koydular.
Bu kültürel etki ortadan kalkınca erkeklerin büyük çoğunluğu kadınsız ve öfkeli kalırken azınlık ise yüzlerce seks imkanına sahip oluyordu.
Erkekler bunu baskıladı ve kadının fikri sorulmadan evliliğe itmeye başladılar.
Kadın doğasının bencilliği ve bitmez arzuları erkekten daha fazladır. Kadınlar daha zayıf iradeye sahiptir çünkü evrimsel süreç kadınları daha duygusal hale getirdi ve belli silahları ona verdi. Kadınlar daha çok isteğe sahip olduğu için normal bir erkeği istemezler ve güçlüye büyük arzu duyarlar. Bu durum çok sakıncalı süreçleri de beraberinde getirir. Kadınların azınlıkla seks yapmalarının sonuçlarında :
1.Erkeklerin büyük kısmı öfkeli,azgın ve yalnız kalıcaktır.
2.Erkeklerin çoğu seks yapamadığı için bu güçlü gen yayma stratejisi tecavüze neden olucaktır.
3. Nüfus artış hızı düşecek ve toplum diğer kabilelerle savaşmakta sıkıntı çekicektir.
Tecavüz konusunda erkekler kadınlardan daha çok öfkelenir. Kendisine ait bir kadını başka birisi nasıl zor kullanarak döllemeye çalışır? Bu kabul edilemezdir. Tecavüze ölüm kurallarını da erkekler koymuştur. Tecavüz edenler aslında fakir erkeklerdir ve fakir erkeğin hayatının ve kim olduğunun önemi yoktur.
Tüm bunların ışığında gelelim günümüze…
Geçmişin kültürel ve dini kurallarını yıktık.
Kadınları özgürleştirdik.
Toplumsal yönetimleri değiştirdik.
Daha insani bir dünyadayız. Ölme kaygımız çok düşük. Korkularımız değişti.
İletişim çağındayız.
Tv’ler va ardından internetle iletişim devrimi yaşandı.
Her yere saniyeler içinde ulaşabiliyoruz.
Kültürler çökmeye başladı ve insanlar kültürel anlamda aynılaştı.
Herkes hayatını sosyal medyada pazarlamaya başladı.
Porno endüstrisi çok büyüdü ve milyarlarca porno film çekildi.
Medya ve marketing bizi manipüle ediyor.
Doğada bulunan mükemmeliyetçi arzularımızın çıtasını değiştirdi.
Erkekler her yerde “En seksi” kadınları görüyor. Her reklamda her köşede ve her detayda.
Bu kadınları gördükçe normal kadınları çekici bulmuyor. Güzellik standartlarımızı çok ama çok yükseltti.
Bu kadını elde edemedikçe ise erkekler iyice depresifleşti ve eşleşme kaygıları arttı.
Ayrıca diğer kadınlarla yaptığı seksi sürekli internete ve sosyal medyaya atan erkekler yüzünden de diğer erkekler başarısız hissediyor. Hayatın cinsel acımasızlığı normal erkeklerin yüzüne vuruyor.

Kadınlarda cinsel seçimde özgürleştiği için normal bir erkektense daha çekici erkeğin hareminin bir parçası olmaya devam ediyor. Doğaları gereği böyleler normal erkeklerin büyük kısmı yalnızken geri kalanlar keyfini ve seksin rahatlığını yaşıyor.
Kadınların da erkek seçim kriterleri arttı. Her yerde hem çok yakışıklı,kaslı, holding sahibi,cömert, sempatik, cesur, romantik vs erkekleri görüyoruz. Kadın beyni bu erkeği gördükten sonra normal birisini hiç çekici bulmuyor. Kadınların dizilere bu kadar bağlanmasını sağlayan nedir?
Kadın beyni hayal-gerçeği ayırt edemiyor çünkü beyni o erkeğin çok özel ve değerli olduğunu biliyor. Normal birisiyle evlenmek bile istemiyor. Kadının en çok özgür olduğu yerler doğum oranlarının en düşük ve evlilik dışı çocuk oranlarının en yüksek olduğu yerlerdir.
Şirketlerde bizdeki bu eğilimleri para kazanma uğruna manipüle ediyor. Bizi beyinsiz tüketim robotlarına çeviriyorlar. Doymamıza izin vermiyorlar sürekli tüketmeliyiz ki daha çok kazansınlar. Herşeyde aşırıya gitmeliyiz.
Tüketimi engellediği için aile kurumunu, dini ve kütlürleri yok ediyorlar. Ben ateistim din ,aile vs umrumda değil ama toplumsal yozlaşma artıyor. Adaletsizlikler de artıyor.
Medya bize satıyor herşeyi.
Asla mutlu olamıyoruz.
Hayatımızı sahip olamayacağımız şeyler için üzülerek geçiriyoruz.
Herkes en iyiyi hak ettiğine inanıyor.
İlişkiler ve evlilikler daha iğrençleşti.
Dinin engellediği aşırılıklar ortaya çıktı ve ruhsuz bir dünyaya doğru gidiyoruz.
İnsan doğasını anlamadan ideoloji yapılırsa sonuçları böyle olucaktır.
Son 20 yıldır kadınlara daha çok marketing yapılıyor. Kadınların doğal zayıflığını çok iyi biliyorlar. Kadınların birbirleri arasında ki ölesiye kıskançlık rekabetlerini biliyorlar.
Erkeklerinde seks ve para peşinde ki zayıflıklarını biliyorlar. O yüzden sürekli daha iyi hayata sahip olması gerektiği fikrini empoze ediyorlar.
Her erkek daha çok seks peşinde koşmak istiyor, her kadın daha iyi erkek istiyor.
Toplumda düşük konumlu işler aşırı iğrenç görülüyor. Kimse saygı duymuyor. Herkes mutsuz ve daha fazlasını istiyor.
Kendimizi kandırıyoruz sadece ve mutluluğumuzu sebeplere bağlıyoruz çünkü şirketler bunu istiyor.
İyi hisseden mutlu birisine bişey SA-TA-MAZ-SIN.
Sorunların üzerini kapatıyor.
Kİloluysan kilo vereceğin yere gel bizim kot pantolonları al iyi hissedersin fikrini aşılıyor.
Sorunları kökünden çözmek yerine sana geçici çözüm satıyorlar değerli dostum.
Yalnız ve genç erkeklere şirketler marketingle dolu oyun satıyor.
Bende senin gibiydim ama şimdi şampiyonum ve herkesle seks yapıyorum. Bize para ver sana öğretelim. Hayatının sorununu çözeceğiz vs. sonra 3-5k $ para alıyorlar.
İddia şirketleri de aynı üye ol ve zengin ol diyor.
Saadet zinciri şirketlerde öyle. Kısa yoldan zengin olmayı anlatıyorlar.
UMUT ettiğin herşeyi pazarlıyorlar.
Paran yoksa değerin yok demektir.
Paran varsa iyi bir müşterisin demektir.
MUTLU olmak için hiç bişeye ihtiyacın yok değerli dostum.
Yalnızda mutlu olabilirsin.
Fakirde mutlu olabilirsin.
Üzülme ve sadece çabala daha iyisini yapmak için.
Kendi içinde çöz herşeyi ve mutlu ol.
Yaşadığımız en rahat çağdayız.Ömür uzadı ve sağlık sistemi iyi çalışıyor. Ölme riskin çok azaldı.
Hayatın Tadını çıkart😊