Hiç umut etmemiş olan umutsuzluğa düşmez. (Bernard Shaw)
Umut kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır. (Friedrich Nietzsche)
Umut gidince korku da gider. (John Milton)
Umut yaşam boyunca sürer, ancak ölümle biter. (Bernard Shaw)
Bazı alıntılarla yazıya başlamam iyi oldu.
Umut insan için önemli bir duygudur. Hayatta kalmayı ve zorluklardan kurtulmayı umut etmek insanı daha güçlü ve dirençli yapar. Umut öylesine güçlüdür ki kolayca manipüle edilebilen bir duygudur da. Tarih boyunca insanların bu duygusu sömürülmüştür ve hala da sömürülmektedir.

Dinler ve din adamları insanlara umut satmanın en büyük örneklerdirler. İnsanların korkularından faydalanıp onlara hayali şeyler satmıştırlar. Bunun en güçlü örneği öteki dünya istenci ve Cennet-Cehennem kavramlarıdır. İnsanlar yok olmaktan ve sonsuza kadar acı çekmekten korktukları için tarih boyunca buna inandılar ve inanıyorlarda.Bu çok güçlü olan hayatta kalma arzusunun zihne yansımasının yol açtığı bir seraptan başka bişey değil. Sonsuza kadar varolmayı isteyecek kadar benciliz ve bir avuç et parçasından fazlası olduğumuza inanıyoruz çünkü korkuyoruz!
Umut etmek bir şeylerin eksikliğinden kaynaklanır. Eğer hapishanedeyseniz dışarı da olmayı umut eder ve özlersiniz. Eğer hastaysanız iyileşmeyi, bir yakınınızı kaybettiğiniz de ise onun yok olmadığını ve cennetten sana gülümsediğini düşünmek isteriz. Bunlar gerçekliğin ağır yükünü hafifletmek için ihtiyacımız olan şeyler. Kimse sevdiklerinin ve kendisinin yok olup gitmesini istemez. Talihsiz ölenlerin yok olduğunu düşünmek ise insanı çıldırtabilir ve ölüm korkusunu maksimum seviyeye çıkartabilir.
İnsan zaafları ve duygularıyla hareket eden bir varlık olduğu için böylesine problemleri olması doğaldır.
Benim blog hesabım ise insanları “iyi hissettirmek” üzerine tasarlanmadı. Ben gerçeklikle ilgilenirim ve bunları anlatmakla ilgilenirim.
İnsanlar herşeye fazlasıyla ahlaki ve duygusal baktıkları için gerçeği kabul etmektense reddetmek daha kolaydır.
İnsanlar öylesine zayıftırlar ki aldatmak isteyen, dilediği kadar ahmağı kolayca bulur.
Nicola Machiavelli
Machiavelli’nin bu sözü insan doğasına dair çarpıcı gerçeği basit şekilde açıklamaktadır.
İnsanlar inanmak ve sahip olmak istediği arzular konusunda da kolayca aldatılırlar. Dolandırıcılık tarihin en eski suçlarından birisidir ve insanlara umut satarak elde edilir. İnsana kolay yoldan büyük şeyler vaat ederek elinde ki herşeyi alma yöntemidir. Umutlara kapılan insanlar ise gerçeklikten kopar ve bunu anlayana kadar iş işten geçmiş olur. Gerçekliğe döndüğünde ise elinde öfkesinden ve aptallığının yüzüne yansımasından başka bişey kalmamıştır.
Tarihte yüzlerce lider büyük umutları yüzünden kör olmuş ve başarı fırsatlarını kaçırmıştır. Umut etmek insanı insan yapsada onu sarhoş eden ve uyuşturan bir doğası olan bişeydir.
Modern dünya ise şirketlerin insanlara “amerikan rüyası” sattığı bir sistemden ötesi değildir. Tüm insanlar lüks evler ve arabalara sahip olmayı, popüler olmayı ve eğlence dolu hayatı istemektedir. Bu medya tarafından insan doğasının açığını bilerek pazarlanır. Bir çeşit yaraya tuz basma yöntemidir diyebiliriz. Hayatı zor şartlar altında günlük sıkıntı ve streslerle geçen insanlar bu tür şeylere kolay inanır veya inanmak isteyebilir.

Mega Holdings tarzı genelde öğrencileri hedef alan ve onlara zenginlik-kariyer umudu satan sistemleşmiş kuruluşlarda vardır. Genelde 750$ verip üye olursunuz ve size üst kademedeki kişilerin sahip oldukları gösterilir. Her üye olan onlara sahip olma heyecanıyla bu işe katılır. Bu sayede bir çeşit saadet zinciri oluşur. Aslında ortada ne bir iş ne de zenginlik vardır.Bir avuç uyanık diğerlerini kandırıp keyif sürerken gariban öğrenciler ise kendilerine sıranın gelmesini beklemektedirler. Aslında piramit sürekli büyümek zorundadır ki herkes yatırdığı parayı kurtarabilsin.Bu üye sayısı arttıkça daha da zorlaşmaktadır.
Bir diğer umut satanlar ise iddia kuponu ve bahis tahmini satanlardır. Bu kişiler öylesine aptalca şeyleri insanlara satmaktadır ki insanların bunlara inandığını düşünmek güçtür. Madem kendisi biliyor neden belli miktar parayı basıp zengin olup hayatını yaşamıyor? Niye milletin 50-100 lirası için her yere yorum atıyor? Kendileri her türlü ihtimali yazıp sadece tutanları paylaşarak bir çeşit ilizyon yaratarak yüzlerce kısa yoldan zengin olma heveslisi kerizleri oyuna getirmektedirler. Bu işten iyi para kazanıyorlar ki azalacakları yerde giderek artıyorlar. Kısa yoldan zengin olmaya çalışan o kadar çok fakir ve orta direkt var ki bu uyanık tiplere de ellerinde ki üç kuruşu kaptırıyorlar.
İnsanlar dünyevi zevklere fazlasıyla aç ve tatminsizdirler. Bu zevkler genelde avcı toplayıcı yaşamdan kalan ödüllendirme zevkleridir. Modern toplumda ise biyolojimiz değişmediği için aynı şeyler zevk verir bize. Bunlar tatlı yiyecekler,seks,onaylanmak, statü kazanmak, diğerlerinin sahip olmadığı şeylere sahip olmak gibi çeşitlenebilecek kadar çoktur. Bunlar ise insanın zayıf yönünü oluşturur. Hayattan daha çok zevk almak için insanlar bişeylere inanırlar ve bu da sürekli istismar edilir.
Kadınların doğası erkeklere oranla daha içgüdüseldir ve kadınların sosyal-duygusal zekaları daha gelişmiştir. Bu durum kadınların maddi dünyada daha başarılı olmasınu sağlar. Kadınlar erkekler gibi ahlaki ve idealist düşüncelere fazla kapılmaz. Kadın doğası dünya ile daha içlidir. Bu durum ise kadınların sürekli tatminsizce daha iyisini istemelerine yol açan bir döngüye neden oldu. Kadınların alışveriş çılgınlığı ve diğer kadınlardan güzel olma arzusu üzerinde kurulmuş bir çok sektör var.Bu sektörlerin para hacimlerin kat trilyon dolarları aşıyor. Kadınlara sürekli daha güzel olma umudu satan sistemin içine düşmeleri ise normalleşmiş bir durum. Sonuçta kadınlar diğer kadınlardan üstün hissettiğinde mutlu olabiliyor. Diğer kadınlar kıslandığında ve üzüldüğünde iyi hissedebiliyor.
Erkeklere umut satılan bir diğer alanlardan birisi ise sekstir.Erkeklerin sürekli sperm üretmesi ve cinselliğin kadın denetiminde olması erkekler için ciddi sıkıntı oluşturur. Hipergaminin de etkisiyle kadınlar seksi silah olarak kullanır ve istediklerini elde etme aracı olarak kullanırlar. Çekici erkeklere karşı bir gücü olmadığı için sekse aç gariban erkeklere seks aşırı pahalıya gelen bir lükstür.
Büyük kısım erkeğin de böyle durumda olması ve beyinleri yerine sikleriyle düşündükleri içinde bu tipleri kandırması en kolaydır. Bu tiplere kitaplar,programlar,inançlar vs satılır ve bazı kişiler zengin olur. Abazalıktan ölen erkekleri barlar da yolarlar, para avcısı hatunlar yolar, evlenip boşanan kadın yolar vs sikiyle düşünen adamı siken çok olur.
Erkeğin sekse açlığı öylesine derin bir komplekstir ki din de bile 72 tane huri verileceği söylenir. Eskiden savaşta en çok gaza getiren şeylerden birisi de kadın ganimeti elde etmekti. Erkeğe her yerde bu tür umutlar verilir ve erkeklerde düşünmeden işin içine atlar.
Günlük hayatında kadın açlığı çeken adamın zayıf yönü bu olduğu için ve gerçeği kabullenmek istemediği için bu gruba umut satılması klasiktir.Satıldı , satılıyor ve satılacakta. Adaletsizliği ve gerçeği kabul etmek çok zor o yüzden inkar etmek her zaman daha iyidir.
İnsanların arzuları ve korkuları onları zayıf yapıyor. Arzular tatmin olmaz kısır bir döngüye giriyor. Elde edildiğinde tatminsizlik elde edilemediğinde ise acı veriyor. İnsanlar da acılardan kaçtığı için gündelik zevklere sığınıyorlar. Hayallerini kurdukları rahat ve lüks yaşam için ise fazlasıyla umutlular. Bu genelde para sisteminin dağılımından kaynaklanan orta sınıf hayallerinden öte bişey değil. Bu zaafları da hayatta her yerde kullanılıyor.
Siyasi iktidarlar halka büyük umutlar satarlar. Seçimlerde yüzlerce umut vaat ederler ama bunların çoğu asla gerçekleşmeyen boş sözlerdir. İnsanlar bunlara inanmak ister refahın gökten gelmesi için dua ederler ama gerçek hayat insanın umutlarına bakmaz. Gerçeklik soğuk ve acımasızdır. Ondan kaçarız fantezilerimize sığınırız çünkü gerçek acı verir.
Benim olayım gerçeği tüm soğukluğuyla anlatmak yani negatif veya pozitif yanından ziyade insanın algılarından uzak şekilde anlatmaktır.
İnsanlara iyi hissettiren ve hoşlarına giden şeyleri anlatmak benim işim değil. Hoşuna gitmeyen gerçekleri kabullenemeyenler blogtan uzak dursunlar. Burası kimseye umut satan bir yer değil. Para,kadın veya başarı vaad etmiyorum. Sadece bilmenin verdiği entellektüel hazlarla ilgilenen birisiyim.